Çekici Erkek Olmanın Yolları | Kızla Tanışma Eğitimi | Tanışma Taktikleri | Etkileme Sırları
Bir Sayfa Seçin
Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 3

Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 3

Yaşam kalitesini arttırmak yazı serisinin üçüncü bölümden devam etmeden önce eğer ilk iki bölümü okumadı isen öncelikle iki bölümü de okumanı sonrasında buradan devam etmeni öneririm. Çünkü toplamda 13 maddeden oluşan yazının ilk 8 maddesine ilk iki bölümde yer verdim. Üç bölümün birleşimi bir bütünü oluşturduğundan ve akışın bozulmasını istemediğimden hatırlatmak istedim.

 

Yazı serisinin ilk bölümüne şu linke:Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 1

 

Yazı serisinin ikinci bölümüne ise şu linke:Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 2

 

tıklayarak ulaşabilirsin. Şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz.

 

#9 Hobi ya da Hobiler Edinmek:

 

İlgimizi çeken uğraşılarımızın olması, hobilerimizin olması bize daha mutlu olmak, daha kaliteli bir hayat sürmek, daha geniş bir sosyal çevreye sahip olmak, stres atmak, kendini geliştirmek, boş zaman değerlendirmek gibi katkılar sağlayabilir. Hiç şüphesiz ki hobiler günlük hayatın koşuşturmasına, yorgunluğuna, sıkıntısına ve telaşesine birebirdir.

 

Kendimden örnek vermek gerekirse birbirinden farklı üç dans türüyle ilgileniyorum boş zamanlarımda. Dans benim hobim diyebilirim. Dansı bulana kadar birkaç farklı ilgi alanını denemişliğim vardır, en sonunda denediklerim arasında sadece dansın ilgimi çektiğini fark edince tamamen dansa yöneldim.

 

Şimdilerde de tenise merak saldım. Raketi aldım bile kurslara bakınıyorum şu anda… Diyeceğim o ki sen de birkaç farklı ilgi alanını dene en çok ilgini çekeni hobin olarak belirle.

 

Dans kursu, tiyatro, enstrüman çalmak, tenis, basketbol, resim çizimi, heykel vesaire bir sürü ilgi alanı var. İllaki birisi seni daha çok içine çekecektir.

 

#10 Dizi-Film Seyretmek:

 

Beğendiğin yerli-yabancı dizileri ya da filmleri arşivleyip serbest zamanlarında ya da yemek yerken, kahvaltı yaparken seyretmen hem keyifli hem yararlı hem de iyi bir vakit geçirmek için gayet iyidir.

 

Stresini atmış, ilgini dağıtmış ve kafanı boşaltmış olursun.

 

İnsanı geliştirir de…

 

#11 Günün Muhasebesini Yapmak:

 

Her gün o gün içerisinde yaptıklarını, davranışlarını ajandana yazıp kaydetmen yazmasan bile şöyle yatmadan önce zihninden muhasebesini yapmanın önemli getirileri vardır.

 

Kendini daha iyi tanımanı sağlar.

 

Eksik yönlerini, güçlü yönlerini fark eder. Kendine objektif bir gözle bakabilmeyi öğrenirsin.

 

#12 Ertesi Günün Planını Yapmak:

 

Yine yatmadan ertesi gün yapacaklarını yazman kaydetmen de önemlidir. Seni uyandığın zaman daha hazırlıklı ve daha ne yapacağını bilir kılacaktır.

 

Gereksiz zaman kayıplarının ya da unutmaların önüne geçmiş olursun.

 

Daha verimli ve daha etkili olma fırsatı sunar. Bunu es geçme. Gün bitmeden ertesi gün ne yapacağın işler listelenmiş olsun.

 

#13 Mümkün Olduğunca Erken Yat:

 

Erken kalkabilmek, uykumuzu alabilmek, ertesi güne dinç başlayabilmek kaçta yattığımızla yakında alakalı… Bu yüzden yatma saatlerini gece 1 öncesine göre ayarlamanı öneririm.

 

Bazen bunu uyamayabiliriz ama bir düzen olması açısından mümkün olduğunca erken uyumanı öneriyorum.

 

Kaliteli bir uyku ile ilgili uzmanlar, gece 11 sabah 7 arasını vücudumuz için en verimli aralık olarak öneriyor.

 

Seninle üç bölümde toplamda 13 madde yaşamamızı daha kaliteli kılacak tüyoları paylaştım.

 

İlk bölümün başında da belirttiğim gibi bu maddelerin hepsine hayatında yer vermeni en az 5 ini günlük rutinin haline getirmeni şiddetle tavsiye ediyorum.

 

Web sitesinde yeni yazılar, yeni seriler gelmeye devam edecek. Şimdilik bu kadar… Eğer aklına takılanlar varsa yorumlar kısmında benimle paylaşabilirsin. Yeni içeriklerde görüşmek dileğiyle, hoşça kal!

Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 2

Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 2

Yaşam kalitesini arttırmak yazı serisinin ilk bölümde 13 maddenin ilk üçünü paylaşmıştım. İlk bölümü okumadıysan önce onu okumanı sonra bu bölümden devam etmeni öneririm.

 

Şu linke tıklayarak ilk bölüme ulaşabilirsin: “Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 1

 

Şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz.

 

#4 Sağlıklı Beslenme:

 

Şeker, un ve tuz özellikle bu 3’ünü hayatından çıkarmanı şiddetle tavsiye ediyorum. Vücudumuzun bunların hiçbirine neredeyse hiç ihtiyacı yok diyebilirim. Hatta zararı var. Mesela şeker ihtiyacını bal, tarçın, meyveler ve benzeri ürünlerden karşılaman daha sağlıklı olacaktır.

 

Beyaz ekmek yerine tahıllı ekmek. Beyaz pirinç yerine esmer pirinç ya da bulgur, normal makarna yerine kepekli esmer makarnayı tüket. Mümkün olduğunca işlenmiş, paketlenmiş katkılı ürünlerden uzak dur. Yağ konusunda ise zeytinyağı, tereyağı, Hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı yağları tüket. Bunların ötesinde her öğününde protein, karbonhidrat ve yağ kaynaklarının bir arada olması iyi olacaktır.

 

Tabi bunların dengesi herkesin vücuduna göre değişir. Yine internette spor gibi beslenme konusunda da birçok kaynak mevcut… Aklıma gelmişken şunu da söyleyeyim gününün son öğününü uyumadan minimum 3 saat önce sonlanacak şekilde ayarla. Sonrasında ağır şeyler tüketme. Karnın acıkır gibi olursa kuruyemiş, yoğurt gibi hafif besinler tüket.

 

Gün içerisinde minimum 2 litre su tüket. Suyun tadı hoşuna gitmiyorsa çok su içmeyi seven biri değilsen suyun içine tarçın çubuğu, salatalık, maydanoz gibi besinler katıp suyu daha çekici hale getirebilirsin. Bu arada ben genel geçer gerçeklerden bahsediyorum.

 

Kendine uygun düzenlemeler için bir uzmana danışman ya da yeterince araştırma yaparak hareket etmen en doğrusu olacaktır. Önemli olan sağlıklı ve aşırıya kaçmadan dengeli beslenmektir.

 

#5 Kişisel Bakım:

 

Vücudumuzdaki fazla kıllardan kurtulmak, dışarıya çıkmadan duş almak, parfüm-deodorant sıkmak, saçlarımızı düzenli olarak kestirmek-toplattırmak, tırnaklarımıza özen göstermek, dişlerimizi fırçalamak, ağız bakım ürünleri kullanmak, nemlendirici sürmek, kıyafetlerimizin temizliğine-ütüsüne dikkat etmek, ayakkabı tercihlerimizi gün içerisinde yapacaklarımıza göre yapıp her zaman temiz tutmak çok önemlidir.

 

Bu ve buna benzeri detaylar her ne kadar kulağa çok basit gelse de birçoğu yapmadığımız ya da yeterince yapmadığımız detaylardır, aynı zamanda… Lütfen, kişisel bakımına hadi evdeyken neyse de dışarı çıktığında gereken özeni göster.

 

#6 Ertelememek:

 

Belki de üzerine düşsek birkaç dakikada ya da birkaç saatte halledebileceğimiz küçük işlerimizi boş verip erteleyebiliyoruz ve bu ertelemeler sonucun o küçük işler birikip altından kalkılamaz bir hal alıyor. Ayrıca başlasak kısa süre içerisinde halledebileceğimiz o küçük işleri zamanında halletmediğimizde zihnimizde uzun süre yer kaplayıp bizi huzursuz edebiliyorlar.

 

Evet, tembellik doğamızda var biliyorum ve her zaman her işi zamanında yapamayabiliriz. Ama tek bahanesi üşengeçliğinden ertelediğin işlere gereken önemi ver ve bu işlerin zihnini gereğinden fazla meşgul etmesine, sende gerginlik yaratmasına izin verme!

 

#7 Arkadaşlarla Vakit Geçirmek:

 

Arkadaşlarımız beraberce eğlendiğimiz, keyifli vakit geçirdiğimiz, yanlarında rahatladığımız, canımız sıkıldığında içimizi döktüğümüz yakınlarımızdır. Dolayısıyla hayatımızın çok önemli bir bölümünü oluşturuyorlar.

 

Arkadaşlarına zaman ayırmayı, onlara değer verdiğini, onları önemsediğini göstermeyi ihmal etme. Kendini eve kapatma! Yeni arkadaşlıklara her zaman açık ol ve yeni arkadaşlık edinebileceğin ortamlarda bulun!

 

#8 Kitap Okumak:

 

Klişe bir öneri olduğunun farkındayım ama kitap okumanın faydalarından bahsetmeme gerek bile yok sanırım. Haftada en az 1 kitap bitirmeni her gün bir saat hiç olmadı 15 – 20 dakika kitap okumanı şiddetle tavsiye ediyorum.

 

En son bir kitap bitireli birkaç sene olmuşsa sıkıntı gerçekten çünkü bir kitap seni en fazla birkaç ay götürür. İleriye taşır. Kitap okumayı alışkanlık haline getir. Ne bulursan oku. Zamanla sana bunun ne gibi artılar kazandırdığına şahit olacak ve gelişimine inanamayacaksın.

 

Yaşam kalitesini arttırmak yazı serisinin üçüncü ve son bölümünü okumak için şu bağlantıya tıklayın:Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 3

 

Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 1

Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 1

Yaşam kalitesini arttırmak için neler yapabiliriz, güne daha enerjik başlamak için neler yapılmalı, çekici bir hayat tarzına nasıl sahip olunur türünden sorulara yönelik cevap niteliğinde önerilerden meydana gelen bu yazı serisi üç bölümden oluşacak şekilde düzenlenmiştir.

 

Her birine hayatında yer vermeni, en az 5’in günlük rutinin haline getirmeni şiddetle tavsiye ettiğim toplamda 13 öneriden oluşan bu yazı serisi başlıyor. İkinci bölüme bu yazının sonundaki bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin.

 

Başlamadan şunu da hatırlatmak isterim. Birazdan paylaşacaklarım hatta bu sitede paylaştıklarım benim hayat deneyimlerim ve gözlemlerimden çıkan sonuçlardır.

 

Faydasını gördüğüm her şeyi senin de faydalanabilmen için paylaşıyorum beni yeterince tanımayanlar için bir yaşam koçu, psikolog diyetisyen ya da spor hocası olmadığımı belirtmek isterim.

 

İlgili konularda konunun uzmanlarına başvurulması her zaman daha önceliklidir. Bu hatırlatmadan sonra başlayabiliriz.

 

Yaşam Kalitesini Artıracak 13 Tüyo

 

#1 Erken Kalkmak:

 

İnsan harici hemen hemen her canlı güneşin doğuşuyla güne başlıyor. Bizler ise güneş doğduktan saatler sonra güne başlamayı tercih ediyoruz. Böylece yapabileceğimiz işler için, kendimiz, çevremiz için ayırabileceğimiz vakitten çalmış oluyoruz.

 

Ayrıca gereğinden fazla uyumak bizi daha dinlenmiş olarak güne başlatmıyor aksine bir hantallık çökmesine sebep oluyor. Sağlıklı bir yetişkin için yapılan onlarca bilimsel araştırmaya göre 5 ila 8 saat arası uyku yeterli olarak görülüyor.

 

Gün içerisinde ne kadar yorulduğumuz, yaptığımız işe gibi faktörler dolayısıyla değişen bu süre aralığına göre kendimizi ayarlamamız çok önemli. Eğer 8 saatten daha fazla uyuyorsan vücudunu ve psikoloji güne yeteri kadar zinde ve yeteri kadar hazır başlatmıyorsun demektir. Her insanın günde 24 saatlik bir zamanı var.

 

Bu zamanın maksimum 3’te 1’ini uykuya ayırmayı öneririm. Gençlik zaman kavramının değeri yeterince anlaşılamasa da zamanın değerini şimdiden kavramak ve buna göre uyku düzenini ayarlamak son derece kritik bir önem taşıyor.

 

Bu konuya önem ver! 6 saatlik 7 saatlik bir uyku normal bir insana yeter de artar bile…

 

#2 Bitki Çayları:

 

Benim günlük rutinlerim arasında her sabah kalkar kalkmaz ağırlık olarak yeşil çay olmak üzere bitki çayları tüketmek vardır. Bana çok iyi geliyor. Bitki çaylarının sakinleştirici, dinginleştirici etkileri var. Oldukça sağlıklılar ve strese karşı birebirler…

 

Özellikle yeşil çay yağ yakımına olan etkisiyle de önceliklerim arasında… Bunun dışında passiflora, rezene, papatya, hibiskus, melisa çaylarını örnek olarak verebilirim.

 

Daha bir çok bitki çayı mevcut elbet…

 

Tabi bunları paketlenmiş şekilde marketlerden değil de direkt aktarlardan edinmeni öneririm. Aralarında hoşuna gideni ya da gidenleri günlük rutinin haline getirmeni tavsiye ederim.

 

Gazlı, katkılı sağlıksız içecekler yerine günün her anında bunları tercih etmen daha faydalı olacaktır.

 

#3 Spor Yapmak:

 

Güne sporla başlamak her ne kadar zor gelse de günümüzü daha verimli kılmak için harika bir başlangıç olacaktır. Her gün düzenli bir şekilde spor yapmak ne kadar üşendirici gelse de spor yaptığımızda vücudumuzda serotonin yani mutluluk hormonu salgılanımı gerçekleşmektedir.

 

Güne 20 dakika, 30 dakika ya da 1 saat spor yaparak başlamak günün geri kalanında bizi daha enerjik ve daha mutlu kılıyor. Aynı zamanda formumu geliştirmemiz ve korumamıza ciddi katkılar sağlıyor.

 

Bu da özgüvenimize, özsaygımıza ve kendimize verdiğimiz değerin artmasına sağlamakta. İlla ki spor salonuna gitmek zorunda da değiliz.

 

Spor salonu da bir seçenek elbet fakat dışarı çıkıp yürüyüş kalmak ya da kaldığınız yerde spor yapabileceğiniz bir alan oluşturmakta yeterlidir. Mekik çekmek, şınav çekmek, yürüyüş yapmak, yoga yapmak, barfiks çekmek yapabileceğin basit ve etkili egzersiz türlerinden sadece birkaçıdır.

 

İnternette ufak bir araştırma yaparak spor, egzersiz konularında bir sürü bilgiyle karşılaşabilirsin.

 

Yaşam kalitesini arttırmak yazı serisinin ikinci bölümünü okumak için tıklayın: Yaşam Kalitesini Arttırmak – Bölüm 2

Dansın Çekiciliğe Etkisi

Dansın Çekiciliğe Etkisi

Bu yazıda dansın öneminden ve dansın çekiciliğimiz üzerindeki etkisinden bahsedeceğim. Lafı dolandırmadan direkt başlayalım! Dans en etkili iletişim biçimlerinden biridir ve evrensel bir dildir. Bazı stil farklılıklarını görmezden gelirsek hemen hemen Türkiye’de yapılan Tango neyse İspanya’da yapılan Tango da, Çin’de yapılan Tango da, Amerika’da yapılan Tango da odur. Aynı şey Salsa, Bachata, Cha Cha Cha gibi diğer dans türleri için de geçerli… Tango sadece bir örnekti. Dolayısıyla birbirlerinin adını dahi bilmeyen birbirleriyle daha önce hiç karşılaşmamış Tango bilen kadın ve erkek konuşmaya gerek kalmadan dans sayesinde etkili bir iletişim başlatabilirler.

Dans Kursları

Dans kursları ise dünyanın en sosyal ortamlarından biridir. Dans edebilen bir erkek hiç şüphesiz ki daha çekici bir erkektir. Ben Sosyal Latin dansları, Tango ve Kizomba ile ilgileniyorum.  Her biri eşli danslardır. Sana da özellikle bunlardan en az birini öğrenmeni şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü eğer özellikle de lise ya da üniversite gibi okulla ilişkin kalmadıysa sosyal açıdan kısır bir döngüye girmiş olabilirsin. Hayatına yeni insanlar katmak, kadınlarla tanışmak senin için zorlaşmış olabilir.

Dans bu döngüyü kırmak, hayatına yeni insanlar katmak ve sosyalleşmek adına belki de yapabileceğin en iyi şeydir.  Dans okulları tarafından rutin olarak her hafta düzenlenen dans geceleri farklı dans okullarından dansçıları bir araya getirmektedir. Dans gecelerine ek olarak Türkiye’de yeni yeni gelişmeye başlayan ve uluslararası nitelik taşıyan dünyanın 4 bir yanından yerli yabancı insanların katılımıyla dans festivalleri de yapılmaya başlanmıştır. Giderek genişlenen dans âlemine de durmadan yeni insanlar katılmaktadır.

Nitelikli Bir Sosyal Çevre

Dans kurslarındaki tipler genelde belli bir farkındalık seviyesine ulaşmış, kendini geliştirmeye özen gösteren ve kendine bakan tiplerdir, ağırlıklı olarak… Ki çevrende böyle insanlar bulundurman her açıdan harika bir şey… Her ne kadar ağırlıklı olarak erkeklerin üzerine yüklenmiş olsa da cinsiyet fark etmeksizin dansı sadece karşı cinsle iletişime geçebilmek adına kullanan ve önemli sanat türlerinden biri olan dansın değersizleştirenler mevcut olsa da bu tür insanların dans kitleleri içerisinde çok fazla barınamadığını söyleyebilirim. Bir süre sonra eleniyorlar. Elenmeseler bile kendilerine benzeyen tiplerle devam ediyorlar. Böyle biri olmak kesinlikle ve kesinlikle önermesem de bir seçimdir. Dans ilk başta suiistimal edilebilecek bir yakınlığa müsaade ediyor. Youtube’da Bachata ya da Tango gibi herhangi bir dans videosunu izlersen ne demek istediğimi anlayacaksındır. Hal böyle olunca daha önce kadınlar konusunda deneyimsiz birisi bu durumu görünce azıtabiliyor. Deneyimsiz olabilir ve bu durum çok hoşuna gidebilir burada anormal bir durum yok. Kötü olan ve tasvip etmediğim karşı tarafı rahatsız edecek boyutta aşırı davranışlar sergilemektir. Dans ettiğin kişiden hoşlanmış olabilirsin. Ve bunun şık bir şekilde nasıl yapılacağına konuyla ilgili yazılarımda yer veriyorum zaten biliyorsun.

Giyim Tarzından, Eğlence Anlayışına…

Ayrıca dans sana yeni ve nitelikli bir sosyal ortamdan çok daha fazlasını sunacak. Giyim tarzından eğlence anlayışına birçok noktada dansın ciddi yardımları dokunabiliyor. Dansı kendine meslek haline getirmiş, sosyallikten öte profesyonel olarak ilgilenenler arasında kendini geliştirmeye merak salmış olanlar için gerçekten hayat stilleriyle rol model olarak ele alınabilecek kişiler var.

Bunların ötesinde dans etmenin vücuda ve psikolojimize de ciddi faydaları var. Hem düzenli bir şekilde dans ettiğimizde ciddi miktarlar kalori yakıyoruz hem stresimizi attığımızdan psikolojimizde olumlu etkileniyor.

Son olarak akıllarından şimdi aşağıdaki sıralayacağım türden bahaneler geçenler için birkaç şey söyleyip yazıyı bitirmek istiyorum.

  • Ben dans edemem. Odun gibiyim. (Kimse bir dansçı olarak doğmuyor. Kendine ve vücuduna şans ver.)
  • Partnerim yok. (Hemen hemen hiçbir dans okulunda partner zorunluluğu yoktur.)
  • Erkek adam dans mı edermiş? Ne öyle kıvırtacağız mı yani? (Öyle sanılan gibi erkekler kıvırtmıyor ayrıca her dans okulunda birinci derste söylenen ilk kurallardan biri şudur; Erkek yönlendirir. Kadın takip eder.)

Yürüyebilen herkes dans da edebilir. Kendine bir şans ver ve sana en yakın olan dans kursuna gidip kaydol! Eğer dans ve dans kursları ile ilgili aklına takılan herhangi bir şey olursa yorum kısmında benimle paylaşabilirsin. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…