Kadınları Etkileme Sanatında ve Sosyal İlişkilerde Çerçeve (Frame) Kontrolü

Kadınları Etkileme Sanatında ve Sosyal İlişkilerde Çerçeve (Frame) Kontrolü

Çerçeve kontrolü, bir kadınla flört sürecindeki başarımızı belirleyen önemli bir konulardan biridir. İnsanların topluluklar halinde birlikte yaşamaya ve sosyal bir varlık olarak hayatını sürdürmeye başladığı tarihin eski çağlarından beri, topluluk içindeki sosyal statümüzü belirleyen temel nokta frame’dir.

Frame nedir? 

“Kadın veya erkek fark etmeden bir insanın kendine biçtiği değer, bu değeri diğer insanlara ne derece yansıttığı, karşı tarafı ikna ve kontrol etme becerisidir. “ 

Frame kavramını daha özet bir şekilde açıklayacak olursak, bir kişinin kendi gerçekliğidir. 

Kadın – erkek ilişkileri konusunda danışmanlık yaptığımız erkeklere her zaman “Güçlü Bir Frame’in Olsun” diye tavsiye veriyoruz… 

Burada aslında ne demek istiyoruz, biliyor musun? 

  • Sen kendini yüksek değerli bir erkek olarak gör ki, konuştuğun kadın da seni öyle görsün.
  • Bir iletişimde alfa olan tarafın her zaman kendin olduğuna inan.
  • Bir kadınla tanışmaya giderken kendinden o kadar emin ol ki, kadın kendini seni dinlemeye mecbur hissetsin.
  • Flört ederken sohbeti yönlendiren kişi ol… Kız sohbeti yönlendirmek için atağa geçtiğinde ona izin verme. Soruları soran, karşıdakini konuşturan kişi her zaman sen ol.
  • Kadınlar zaman zaman bizim ne kadar güçlü bir psikolojiye sahip olduğumuzu test etmek için gıcık davranabilirler. Bizimle ilgilenmiyormuş gibi yapabilirler. Bizi sallamayabilirler. Bu tür durumlarda kendinden emin ol ve kızın tepkilerini asla umursama. İşte bu, tam olarak frame kontrolüdür.
  • Diyelim ki, kızla sinemaya gideceksiniz… O, sana sıkıcı gelen bir aşk filmine gitmek istiyor. Sen de ona sıkıcı gelen bir savaş filmine gitmek istiyorsun. Zorlamadan kızı seninle savaş filmine gelmeye ikna etmen güçlü bir frame kontrol becerin olduğu anlamına gelir.
  • Arkadaşlarınla birlikte sohbet ettiğiniz bir ortamda güçlü bir frame’in olduğunda insanlar seninle sohbet etmek, senin anlattıklarını dinlemek ister.
  • Frame kontrol becerimizin yüksek olması, insanların bizi yüksek sosyal statülü olarak görmesini sağlar. Girdiğimiz ortam içinde sözü geçen biri olmak da yine güçlü bir frame’e sahip olduğumuz anlamına gelir.

Aslına bakarsan frame kontrolünün insan ilişkilerindeki yeri kadın – erkek ilişkilerinden çok daha fazlasıdır. İş, okul, aile, arkadaşlık gibi her türlü insan ilişkilerinde bizim ne kadar başarılı olduğumuzu belirleyen temel faktördür. 

Eğer insanların gözünde (özellikle de kadınların…) yüksek sosyal statülü bir erkek olmak ve değer görmek istiyorsan, güçlü bir frame’e sahip olmak için neler yapman gerektiğini öğrenmek zorundasın!

Şimdi, çerçeve kontrolü konusunu çok daha derinlemesine inceleyeceğiz. İddia ediyorum ki, bu yazı çerçeve kontrolü konusunda, pek çok örnek verilerek hazırlanmış en kapsamlı Türkçe kaynak olacak.

 

Çerçeve (Frame) Kontrolü Nasıl İşliyor?

 

 

Frame kontrolünün kadın – erkek ilişkilerinde nasıl işlediğini anlatmaya başlamadan önce güçlü bir frame’in farklı alanlarda ne gibi sonuçlar verdiğinden bahsetmek istiyorum.

Ara ara dövüş sporu müsabakaları izleyenler vereceğim bu örneği daha iyi anlayacaktır;

Hani maç başlamadan önce iki dövüşçü birbirinin dibine girip duruşuyla, hareketleriyle ve bakışıyla rakibini korkutmaya çalışır ya… Çoğu müsabakada o anda kimin güçlü bir frame’e sahip olduğu kolayca fark edilebilir. 

Bir taraf hareketleri ve bakışlarıyla diğer tarafa baskın gelir… Onu bir nebze korkutur. Frame’i güçlü olan kişinin müsabakayı kazanma ihtimali daha yüksektir.

Bir kişiyle herhangi bir konu üzerine tartışırken karşıdakinin sesini yükseltmesine rağmen gülümseyerek sakin bir şekilde kendini ifade edebilmen frame’inin güçlü olduğu anlamına gelir. 

Güçlü frame, büyük ihtimalle o tartışmanın galibi olmanı sağlayacaktır. 

Frame kontrolüne hayvanlar aleminden örnek; 

Daha önce hiç aslan belgeseli izledin mi? 

Bir erkek aslan başka bir erkek aslanın sürüsünün bulunduğu alana girdiğinde iki erkek karşı karşıya gelir. Ve bu kavgalarda çok büyük ihtimalle yıllardır sürüsünü muhafaza eden aslan galip gelir. 

Bunun sebebi, sürü içindeki erkek aslanın yıllar boyunca dişilerini diğer erkeklerden korumak için mücadele vermesi ve elde ettiği bu zaferler sonucunda kendinden emin olmasıdır.

İşte, frame tam olarak budur… KENDİNDEN EMİN OLMAK! 

Frame’in daha büyük cüsseye sahip olmakla bir ilgisi yok… Bu psikolojik temellere dayanan içsel bir durum. Aynısı kadın – erkek ilişkilerinde de geçerlidir. 

Frame’in ne kadar yakışıklı göründüğünle bir ilgisi yok… İçsel olarak karşındaki kadını etkileyeceğinden eminsen, zamanla yaşadığın tecrübeler sana bu güveni kazandırdıysa senin frame’in güçlüdür. Ve kadın da bu güçlü frame’i hemen fark eder.

 

Zayıf ve Güçlü Frame Arasındaki Düşünce ve Davranış Farklılıkları

 

 

#1 Kaybetmemeye Değil, Kazanmaya Odaklanmak: 

Şimdi senden futbol konusunda çok yetenekli olduğunu düşünmeni istiyorum. Kendinden daha zayıf olduğunu bildiğin bir rakiple teke tek maç yapacaksın.

Etrafta da sizi izleyen bir sürü kız var. Rakibi yeneceğinden emin olduğun için kızların yarattığı baskıyı umursamadan kendinden emin bir şekilde rakibi yenmeye odaklanmaz mıydın?

Frame’in güçlü olduğunda kaybetmeyi hiç düşünmezsin… Tamamen kazanmanın yollarını bulmaya odaklanırsın.

Rahat olduğun için rakibin yaptığı hataları daha kolay fark eder, kazanmanı sağlayacak fırsatları değerlendirmek rakiple kıyaslandığında senin için çok daha kolaydır.

Eğer kazanacağına inanmayan, kaybetmekten korkan, zayıf frame’e sahip kişi sen olsaydın tüm bunları yapman imkansız olurdu.

Tecrübe eksikliği, yaşadığın gerginlik, karşındakinin senden daha yetenekli oluşu, kaybetme ve kızlara rezil olma korkusu senin KAYBETMEMEYE ODAKLANMANA sebep olurdu.

Halbuki güçlü frame, kaybetmemeye değil kazanmaya odaklanmaktır.

 

#2 Fark Edilmeyenleri Fark Etmek: 

Şimdi konuyu yavaş yavaş kadın erkek ilişkilerine getirmek istiyorum… Bir kadınla flört ederken, daha önce yaşadığın tecrübelerden dolayı rahat, özgüvenli ve kendinden eminsen, normal bir erkeğin fark edemeyeceği şeyleri fark etmeye başlıyorsun.

Kadını kaybetme korkusu yaşamadığın, sadece kadınla birlikte olacağınız anı gelene kadar keyifli vakit geçirmeye odaklandığın anda zihnin o kadar berrak oluyor ki…

Kadının görünüşündeki, konuşmalarındaki, zihnindeki en ufak ayrıntıları bile fark edebilir duruma geliyorsun. İşte, o zaman diğer erkeklerden farklı olduğun ortaya çıkıyor.

Kadın güçlü bir frame’in olduğunu kolayca anlıyor.

 

#3 Endişelerden Sıyrılmak: 

Eğer konuştuğun kadını etkileyebileceğin konusunda kendinden eminsen, flört sürecinde herhangi bir endişe duymazsın.

Konuştuğun kadına yazan diğer erkek adayların endişe dolu zihinleriyle onları çeşitli hatalar yapmaya zorlarken, senin berrak zihnin hata yapmak bir yana her türlü krizi fırsata çevirmeni sağlar.

Kadın sana der ki: “Biz sadece arkadaşız, biliyorsun değil mi?”Endişeli erkekler bu durumda panik olur… Hatalı cümleler kurar.

Kendinden emin bir erkekse şöyle yanıt verir: “Biz ne zaman arkadaş olduk? Arkadaş olabilmek için daha zaman ihtiyacımız var :)”

Kısacası kızın kendisinden beklediği “Neden beni arkadaş olarak görüyorsun? Ben senden hoşlanıyorum.”gibi ezikçe tepkiler vermez…

Aksine, kızın söylediği cümleyle dalga geçer. Kıza ters köşe yaparak onu kendi silahıyla vurur.

Başarılı olacağına kesin olarak inandığın zaman, zihni endişelerle dolup taşan diğer erkeklerden çok daha net bir şekilde düşünmeye eğilimli olursun. Zihnindeki endişeler veya şüpheler, panikleyip hata yapmana sebep olur.

Belirsizlik ve şüphe iletişim sırasında kendini hazırlıksız, güvensiz hissetmene sebep olur. Bu da o anda vermen gereken doğru tepkiyi vermeni engeller. Kendine güvenen, kendinden emin olan bir erkek ise o anda vermesi gereken tepkiyi net bir şekilde verir.

Çünkü kendine güvenen insanın daha geniş bir bakış açısı vardır.

 

Örnek: 

 

Hoşlandığın bir kızla konuştuğunu, sohbet sırasında ona buluşma teklifi ettiğini düşün!

 

Sen: “Bir ara öğlen yemeği yiyelim?”

 

Kız: “Tamam… Ama sadece arkadaş olarak gidebiliriz.”

 

Bu durumda nasıl cevap verirdin?

 

Sen: “Tamam akşam görüşüyoruz o zaman.”

 

Sence vermen gereken doğru yanıt bu mu? Güçlü bir frame’e sahip olsaydın böyle bir yanıt mı verirdin?

 

Burada vereceğin yanıtın etkileyiciliği sahip olduğun frame ile doğrudan ilişkili… Güçlü bir frame, o anda rahat bir şekilde vermen gereken doğru yanıtı vermeni sağlar.

 

Zayıf bir frame ise kızın söylediği cümle karşısında ezik, muhtaç bir erkek gibi görünmene sebep olur.

 

Kızın “Tamam… Ama sadece arkadaş olarak gidebiliriz.”cevabını vermesi, seni gerçekten arkadaş olarak gördüğü anlamına gelmez. Kadın aslında o anda seni test ediyordur.

 

Kadınlar, hoşlandıkları erkeğin gerçek bir alfa erkeği olup olmadığını anlamak için bu tür şeyler söyleyebilir. Eğer güçlü bir frame’in varsa bu testi kolayca aşıp hanene artı puanı yazarsın.

 

Kadınların yaptığı testlerin neler olduğunu öğrenmek için bu yazıyı okuyabilirsin.

 

Zayıf bir frame’in varsa kızınki daha güçlü olduğu için onun frame’i baskın gelir. Bu durumda gerçek bir alfa erkeği olmadığın ortaya çıkar… Kızın sana duyduğu saygı kaybolur. Saygı kaybolduğunda ise oyun biter.

 

Güçlü bir çerçeveye sahip bir alfa erkeği şuna benzer bir tepki verirdi:

 

Erkek: “Bir ara öğlen yemeği yiyelim?”

 

Kız: “Tamam… Ama sadece arkadaş olarak gidebiliriz.”

 

Erkek (1): “Arkadaşlık konusunda söz veremem ama güzel vakit geçireceğimize eminim.”

 

Erkek (2): “Dur daha arkadaş olmadık… Benimle arkadaş olmak o kadar kolay değil. :)”

 

Erkek (3): “Arkadaş mı? Ben senin abin sayılırım. :)”

 

Kız: “Haha”

 

Buradaki güçlü çerçeveyi fark edebildin mi?

Kızın söylediği cümle moralimizi bozacak türden… Fakat kızın söylediği cümleye eğlenceli ve dalga geçer türden bir yanıt vererek onu kendi çerçevemize alıyoruz.

Kızın moralimizi bozmak için söylediği cümleyi onaylarsak bize olan saygısı azalacaktır. Çünkü bizi kendi frame’ine almış olacak… Baskınlığını bize kabul ettirecek.

Halbuki kadın – erkek ilişkilerinde baskın taraf erkek olmalıdır. Alfa erkeğinin anlamı zaten baskın erkektir.

Kızın moralini bozmak için uyguladığı testlerin farkında ol… Frame’ini her zaman güçlü tut!

 

Erkekler Mantıksal, Kadınlar Duygusal Olduğu İçin Kadınlar Frame Konusunda Daha Avantajlıdır!

 

 

Bir kadınla flört sürecindeyken mantıklı cümlelerle onu frame’ine alman mümkün değildir.

Çünkü frame’in mantıkla bir ilgisi yoktur… Tamamen duygularla ilgilidir.

Diyelim ki hoşlandığın kadınla sevgili olmak istiyorsun… Ona “Bak benimle sevgili olursan tüm yemekleri ben ısmarlarım, seninle sürekli seyahatlere çıkarız, gezeriz tozarız, her gün iltifatlar eder çiçekler alırım.” Diye konuşarak onu ikna edebilir misin?

Sence bu şekilde mantıklı cümleler kurarak onu çerçevene alman ve sevgilin olmaya ikna etmen mümkün mü?

Eğer bunun mümkün olduğunu düşünüyorsan kadın – erkek ilişkileri konusunda gerçekten hiçbir şey bilmiyorsun… Kadınların duygularla hareket ettiği gerçeğinden haberin yok!

Frame doğrudan duygular ile ilişkilidir. Bir insanın içindeki duyguları harekete geçirebilirsen onu kendi çerçevene alabilirsin. Mantıklı cümlelerle bir kadını frame’ine alman mümkün değil.

Kadınlar frame konusunda çok iyidir… Çünkü kadınlar ufak yaştan beri kendini sosyalleşmeye adar. Kadınlar, erkeklerden çok daha sık sosyalleşir.

Kadınların zamanla kazandığı bu sosyallik becerisi frame olayını erken yaşta anlamasını sağlar.

Kadınlar, çerçeve kontrolü söz konusu olduğunda en önemli şeyin mantık olmadığını, duygular olduğunu çok erken yaşlarda anlar.

Duygular, bizi mantıktan çok daha fazla kontrol eder. Kadınlarla flört sürecindeyken kazanan taraf olmak istiyorsan önce duygularına hitap etmelisin. Her zaman için mantık, duygulardan sonra gelir.

Kadınların erkeği kendi frame’ine almak için uyguladığı önemli bir taktik var:

 

Frame Kontrolü İçin Kafa Karıştırma Taktiği

 

Daha önce bahsettiğimiz frame örneğini ele alalım;

Erkek bir kadına yemeğe çıkma teklifi yapar.

Kadın da der ki: “Yemeğe çıkabiliriz ama arkadaş olduğumuz sürece…”

Sence bu örnekteki kadın, konuştuğu erkeğin gerçek amacının ne olduğunu bilmiyor mu?

Tabii ki biliyor… Eğer erkeğin, kendisiyle bir arkadaş olarak yemeğe gitmek istediğini düşünseydi ”Ama arkadaş olduğumuz sürece…” uyarısını yapmazdı.

Peki neden yaptı?

Cevap oldukça basit:

Erkeğin kafasını karıştırmak için çerçeve kontrolü yaptı.

Kendi frame’ini erkeğe kabul ettirmeye çalıştı… Kadın, erkeği kendi frame’ine aldığı anda ona duyduğu tüm seksüel ilgi kaybolacak. Bu noktadan sonra erkek, arkadaşlık alanına düşecek.

 

Erkek: “Benimle yemeğe çıkar mısın?”

 

Kadın: “Evet, arkadaş olduğumuz sürece.”

 

Kadın burada “HAYIR” cevabını vermedi… Ne söylerse söylesin, sonuçta erkekle yemeğe çıkmayı kabul etti. “Arkadaş” kelimesini kullanması kadının erkekle ilgilenmediği anlamına gelmez.

Eğer erkekle hiç ilgilenmiyor olsaydı onu kesin bir dille reddederdi. Fakat kadın doğrudan “EVET” de diyemezdi. Uyarı yapmadan doğrudan “EVET” yanıtını verseydi fazla istekli görünür, anında erkeğin çerçevesine girerdi.

Fakat kadın bunu istemiyor… Burada bir frame savaşı var. İki taraf da birbirini kendi çerçevesine almaya çalışıyor.

O nedenle kadın, erkeğin kafasını karıştırarak çerçevesini güçlendirmeye çalışıyor.

Kadın “arkadaş” kelimesini kullandığı için sinirlenirsen, gücenirsen veya şartsız koşulsuz onun frame’ine girersen oyunu kaybedersin.

 

Şu cevaplar kadının yaptığı bu testi geçmeni sağlar:

 

Erkek (1):“Arkadaşlık konusunda söz veremem ama güzel vakit geçireceğimize eminim.”

 

Erkek (2):“Dur daha arkadaş olmadık… Benimle arkadaş olmak o kadar kolay değil. :)”

 

Erkek (3):“Arkadaş mı? Ben senin abin sayılırım. :)”

 

Testi geçtiğin zamansa kadının sana karşı hissettiği duygular alevlenir… Geçtiğin her test ile birlikte kadının içindeki arzular artar.

Bu tür testlerle karşılaştığında kadının frame’ine asla girme. Sakin bir şekilde vermen o an için vermen gereken yanıtı ver. Kadını kendi çerçevene al!

 

Frame Savaşlarını Kazanmak

 

 

İster kadınlarla, ister erkeklerle girdiğin çerçeve savaşlarını kazanmak istiyorsan, güçlü bir bir “çerçeve kontrolü mekanizmasına” sahip olman gerekiyor.

Çerçeve kontrolünü, en yüksekten (en güvenilir olmayan çerçeve kontrolünden) en düşük seviyeye (temel çerçeve kontrolüne) kadar 4 ayrı kademeye ayırdım: 

  1. Haklı olduğunu bilmek
  2. En iyi yolu bilmek
  3. Çerçeve kontrolünü bilmek
  4. Özel cevapları bilmek

Şimdi, her birine daha yakından göz atacağız.

 

#1 KENDİNİ BİLMEK

 

İnsanlarla herhangi bir konu hakkında tartışırken sana çeşitli hakaretler edebilirler.

Özgüvenini kırmak için “Salak” “Aptal” “Cahil” “Ezik” gibi sinir bozucu kelimeler söyleyebilirler.

Bu durum bir kadınla flörtleşirken de başına gelebilir. Zaman zaman kadınlar sana hakaret etme cürretini gösterebilirler.

Bu tür durumlarda çerçeve kontrolünü sağlayabilmek istiyorsan öncelikle kendinin ne olduğunu, ne olmadığını bilmek zorundasın.

Aptal, salak, cahil, ezik gibi kelimeler söylendiğinde bu sıfatları taşıyan biri değilsen asla sinirlenmemelisin. Eğer ki konuştuğun kişiyi kendi çerçevene almak istiyorsan…

Kadınlarda, etkili bir şekilde çerçeve kontrolü yapmak istiyorsan, ŞUNLARA İÇSEL OLARAK İNANMAN GEREKİR:

  • Benim hayatım mükemmel. Bu kadın olmasa bile hayatıma girmek isteyecek pek çok kadın bulurum.
  • Konuştuğum kadının tanışabileceği en karizmatik erkek benim.
  • Kadınlarla nasıl iletişim kurulacağını iyi biliyorum.
  • Konuştuğum kadın şu anda canımı sıkacak kelimeler söylüyor olabilir ama bunlar beni etkilemez.
  • O istediği kadar hakaret etsin, akşam onu doggy pozisyonuna yatırayım da görsün.
  • Kadın şu anda bana çok fena testler atıyor. Testleri geçerek tüm bu süreci kendi lehime çevirebilirim.

Güçlü bir frame kontrolü becerisine sahip olmak, anlık olarak söylenecek cümlelerden çok daha fazlasıdır.

Güçlü bir frame için hayat tarzın, dış görünüşün, genel kültürün, iş hayatın, sosyal hayatın ve iletişim becerilerin üzerine yatırım yapmalısın. Hayatında ne kadar çok gelişme kaydedersen sahip olduğun çerçeve o kadar güçlenir.

Kadın – erkek ilişkilerinde sağlam bir çerçeveye sahip olmak için en önemli şey tecrübedir.

Ne kadar çok kadın üzerinde başarılı olursan, ne kadar fazla referans alırsan çerçeven o kadar güçlü olur. Ancak bu şekilde çerçeven hiçbir şekilde sarsılmayacak kadar sağlam olur.

Tabii ki bu hemen yapabileceğin bir şey değil… Zaman alacak bir süreçten geçeceksin.

Yaşadığın her tecrübe seni adım adım gerçek bir alfa erkeğine dönüştürecek.

 

Güçlü bir frame kontrolüne sahip olduğunda kadınlarla şu şekilde konuşmaya başlayacaksın:

 

Sen: “Gel biraz oturup konuşalım.”

 

Kız: “Yapamam… Arkadaşlarımın yanına gitmem gerekiyor.”

 

Sen: “Arkadaşların bekleyebilir… Şimdi oturalım ve birkaç dakika konuştuktan sonra tekrar onlara katılabilirsin.”

 

Kız: “Ama seni tanımıyorum!”

 

Sen: “Bu yüzden benimle oturmaya geliyorsun.” [Kolunu nazikçe tut ve sandalyesini çekip kadını oturt]

 

Bu tür durumlarda ses tonun otoriter ve hükmedici olmalı, dokunuşların kendinden emin ve rahat olmalıdır. Eğer tereddüt eder veya korkak görünürsen oyun biter.

Alfa erkeği tereddüt etmez, korkak görünmez. Alfa erkeği kadına hükmeder, ama kabalaşmadan…

 

#2 EN İYİ YOLU BİLMEK

 

Bu daha çok süreç ve lojistikten kaynaklanıyor. Alışveriş merkezinde bir kızla konuşmaya başlıyorsun ve sonra aniden arkadaşları ortaya çıkıyor.

Kız arkadaşlarıyla birlikte bir planı olduğunu söylüyor. Fakat senin amacın kızı arkadaşlarından ayırıp nihayetinde yatağa götürmek.

Flörtleştiğiniz kadının arkadaşları hiçbir zaman için onu sizin kollarınıza bırakmak istemez.

Bir planları olduğunu söylerler… “Acelemiz var!” derler. Kızı kolundan tutup oradan götürmeye çalışırlar.

Burada kızı gitmemek için ikna etmek sizin görevinizdir. Ve bunu başarıp başaramayacağınızı belirleyen şey ise sahip olduğunuz ÇERÇEVE KONTROLÜ BECERİSİDİR!

 

Şöyle bir konuşma geçtiğini düşünelim:

 

Arkadaş: “Merve! Hadi, Zara’ya gidiyoruz!”

 

Sen: Onlara, hayatınızın en muhteşem insanıyla tanıştığınızı ve onunla bir kahve içmek istediğinizi, böylece onu kaçırmamak, sonrasında pişman olmamak istediğinizi söyleyin.

 

Kız: [Gülüyor] “Kızlar siz bensiz gidin, sonra görüşürüz.”

 

Sen: “Tanıştığı en muhteşem adamı kaçırmak istemiyor. :)”

 

Kız: [Güler] “Tanıdığım en muhteşem adam! :)”

 

Arkadaş: “Tamam! Peki sonra görüşürüz!”

 

Sen: “Doğru bir karar verdin… Hadi kahve içmeye gidelim.”

 

Bu durumda, herkes için en iyi yolu bulmuş oldun… Çünkü kız senin gibi çekici ve eğlenceli bir erkekle vakit geçirme fırsatını yakaladı. Sen hoşlandığın kadınla güzel vakit geçirme fırsatını yakaladın.

Arkadaşları da şu anda bu durumdan memnun… Kim arkadaşının mutlu olmasını istemez ki?

Eğer bundan memnun değillerse zaten kızın gerçek arkadaşları değil demektir… O zaman bu kızların düşüncesinin herhangi bir önemi kalmaz.

Sonrasında kızla aranızda güzel bir elektrik oluştuğunu düşün. Artık kızı eve götürmek istiyorsun… Fakat kız, çeşitli bahaneler öne sürerek gelemeyeceğini söylüyor.

Bu durumda kızın bahanelerini kabul etmek onun çerçevesine girmen demektir. İkna becerilerini kullanarak kızı kendi çerçevene alabilirsin.

 

Sen: “Hadi gidip sana bahsettiğim filmi izleyelim.”

 

Kız: “Yarın erken kalkmam gerekiyor. Bir dahaki sefere yapabilir miyiz?”

 

Sen: “Bu imkansız… Bu gece yaparsak, çok daha zevkli olacak çünkü spontane gelişen bir durum her zaman daha eğlencelidir. Artı, yarın sabah saat 8’de kalkman gerekiyor ve şu an saat 9: 30… Sana söz veriyorum, saat 11’den sonra eve dönüş yolunda olacaksın. Yani sabah 8’de rahat rahat uyanabilirsin.”

 

Kız: Bla bla bla…

 

Sen: “Bahane istemiyorum… Gidiyoruz”

 

Bu şekilde bahaneleri ortadan kaldırarak kadını kendi çerçevene alırsın.

 

#3 ÇERÇEVE KONTROLÜNÜ BİLMEK

 

Çerçeve kontrolü, bir kadınla tartıştığın sırada zekice laflar sokmak ve bunun sonucunda kadını göt etmek değildir. Çoğu erkek tartışmayı kazandığı zaman kadının kendi çerçevesine gireceğini düşünür. Halbuki çerçeve kontrolü böyle bir şey değildir.

 

Örneğin, bir cümle söyledin ve kadın bunun aksi yönde bir cümle kurdu;

 

Sen: “Nedense kedileri, köpeklerden daha tatlı buluyorum.”

 

Kız: “Kesinlikle köpekler daha tatlı. Benim o kadar tatlı bir köpeğim var ki…”

 

Sen: “Ama bak kediler şöyledir böyledir, köpeklerse…” Diye uzun uzun açıklamalar yaparak kızı kendi düşüncenin doğru olduğuna ikna etmeye çalışırsan bu tartışmayı kazansan bile onun ilgisini kaybedersin. Hiçbir kadın tartışmanın sonucuyla ilgilenmez. Burada önemli olan kadınla tartışmamaktır. Tartışırsan KAYBEDERSİN! Olay bu kadar basit.

 

Bunun yerine ne yapmalısın?

 

Sen: “Nedense kedileri, köpeklerden daha tatlı buluyorum.”

 

Kız: “Kesinlikle köpekler daha tatlı. Benim o kadar tatlı bir köpeğim var ki…”

 

Sen: “Senin köpeğinin çok tatlı olduğuna eminim. Sahibine çekmiş. :)”

 

Bu şekilde tartışmayı hiç başlamadan engellediğimizi, üstelik ince bir şekilde iltifat ederek kıza kendini ne kadar özel hissettirdiğimizi fark edebildin mi?

Uzun uzun konuşup kızı kedilerin  daha tatlı olduğuna ikna etmeye çalışsaydık ne olacaktı?

Kızla aramızdaki flört enerjisi yok olacak iş tartışmaya dönecekti. Kadınlarla asla tartışmaya girme! Onlarla tartışmaya girersen çerçevene almazsın… Bunu yapmak yerine onları daha fazla etkile, işte o zaman istemsizce çerçevene girecekler.

 

Yine başka bir çerçeve kontrolü örneği;

 

Sen: “Bütün Ruslar çok içki içer, bunu bilmiyor muydun?”

 

Kız: “Aslında bir sürü Rus arkadaşım var ve çoğu içki içmiyor.”

 

Sen: “Tamam, zaten seninle arkadaş olmayan tüm Ruslar çok içki içiyor… Senin arkadaşlarının içmediğini biliyorum. :)”

 

Kız: [Güler]

 

Bu şekilde işi espriye vurduğumuz zaman hiçbir şekilde tartışmaya girmeden olayı çözmüş oluyoruz.

 

#4 HAZIR YANITLARI BİLMEK

 

Red Pill, Pick Up gibi akımlardan haberdar olup kendini kadınları etkileme konusunda geliştirmeye başlayan erkekler ilk önce hazır cevaplar öğrenmeye odaklanıyor.

Kadın şunu derse ne demeliyim?

Kadın böyle söylerse hangi cevabı vermeliyim?

Sürekli olarak bunları araştırıyor. Hazır cümlelerin kadınlar üzerinde çok etkili olduğunu düşünüyor.

Gerçek şu ki;

Kadınların, senin gerçek bir alfa erkeği olup olmadığını anlamak için uyguladığı testlere verilecek hazır cevapların olması sana önemli bir avantaj sağlar.

Fakat bütün testlerin cevabını bilmen mümkün değildir. Bu nedenle önemli olan, testlerin nasıl savuşturulduğunun mantığını anlamaktır.

Bunu anladığın zaman, testleri geçmek ve bunun sonucunda da kadını kendi çerçevene almak senin için çok kolay olacak.

İşin mantığını öğrenmek yerine sadece hazır cevaplara odaklanırsan ne yazık ki bir yerde daha önce hiç duymadığın bir testle karşılaşabilir ve OYUNU KAYBEDEBİLİRSİN.

Çünkü bir kadının sana atabileceği binlerce test vardır. Farklı kadınlar farklı testler seni sınayacaktır. Her testin yanıtını biliyor olman imkansız.

Şimdi çerçeve kontrolü konusunda avantajlı olmanı sağlayacak bazı testlerin yanıtlarını verelim… Böylece bu yanıtları ezberleyip yeri geldiğinde otomatik bir şekilde verebilirsin.

Böylece “Kız böyle dedi, şimdi ne söylemeliyim?” baskısından bir nebze olsun kurtulmuş olursun.

 

Çerçeve Kontrolü Sağlamak İçin Hazır Cevaplar

 

 

Kadın: “Bir beyefendi her zaman bir bayana içki alır.”

Erkek: “Şanslıyım ki beyefendi değilim.”

 

 

Kadın: “Ben sadece 25 yaşın üstündeki erkeklerle çıkıyorum.”

Erkek: “Güzel çünkü seninle çıkmayacağım.”

 

 

Kadın: “Benden önce ne kadar kadınla beraber oldun? “

Erkek: “Sen benim ilkimsin.”

Kadın: “Benden önce ne kadar kadınla beraber oldun, doğru söyle?”

Erkek: “30 yıldır bakirim.”

 

 

Kadın: “Bu cümleyi her kıza söyler misin?”

Erkek: “Sadece arkadaş olarak gördüğüm kızlara…”

 

 

Kadın: “Flört ettiklerine ne söylersin?”

Erkek: “Bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin. :)”

 

 

Kadın: “Beni ne kadar seviyorsun?”

Erkek: “Seni gördüğüm ilk andan beri… Gözlerim gözlerinde hapsoldu!”

 

(Eğer kızla sevgili değilsek bu cümleyi gülümseyerek söylersek kız dalga mı geçiyoruz yoksa ciddi miyiz anlamayacaktır. Bu da çok etkili olacaktır. Eğer sevgiliysek ciddi bir şekilde söylersek kız önünde eriyip bitecektir.)

 

 

Kadın: “Beni gece kulübüne götürür müsün?”

Erkek: “İçkileri sen ısmarlarsan olur.”

 

Kadın: “Akşam dans etmeye gidelim mi?”

Erkek: “Olur ama dans ederken bana askıntı olmayacağına söz ver. :)”

 

 

Kadın: Eski erkek arkadaşıyla ilgili sorunlarını anlatarak senin canını sıkmaya çalışır…

Erkek: “Psikolog seans ücretimin saati 100 dolar.”

 

 

Kadın: “Bu özgüven nereden geliyor?”

Erkek: “Bu çok gizli bir sır… Bilim adamları uzun zamandır bunu araştırıyor ama hala cevabını bulamadılar.”

 

 

Kadın: “Hahaha çok safsın.”

Erkek: “Neden saf olduğumu düşünüyorsun?”

Kadın: “Saf gibi davranıyorsun.”

Erkek: “Sen bir de beni çıplakken gör… O zaman daha da saf oluyorum.”

 

 

Kadın – erkek ilişkileri ustası Rollo Tomassi çerçeve kontrolü konusunda şöyle diyor:

 

“Çerçeve herşeydir. Her an, bilinç altında kimin çerçevesi içinde olduğunun farkında ol. Çerçeveyi hep kontrol et ama kontrolün sende olduğunu asla fark ettirme.”

 

Kadın – erkek ilişkilerindeki en önemli kuralı üstat harika bir şekilde açıklamış… İlişkideyken ya sen kadının çerçevesine girersin (Bu hiç istemeyeceğin bir durumdur.) ya da kadın senin çerçevene girer. (İlişkideki kontrolü ancak bu şekilde eline alabilirsin.)

Günümüzdeki evlilik ve ilişkilere bakarsan pek çoğunda erkeğin kadının çerçevesine girdiğini ve dominant tarafın kadın olduğunu göreceksin. Kocalar bir aktivite yapmak veya herhangi bir arkadaşıyla görüşmek için karılarından izin almak zorunda kalıyor.

Halbuki dominant bir erkek bunun için karısından izin almaz, sadece ona haber verir. Bir erkek için doğru olan budur!

İZİN ALMAK DEĞİL, HABER VERMEK!

Bunu yapan erkekler kadının çerçevesine hapsolmuş durumdadır. Halbuki kadın erkeğinin kendi çerçevesine girmesini istemez. Sadece içindeki dürtüler ona bunu yapmasını ve erkeğini bu şekilde test etmesini söyler.

Kadının çerçevesine giren bir erkekse, her zaman için aldatılma tehlikesi yaşar. Çünkü bir kadın her zaman için kocasının çerçevesi içinde olmak ister. Eğer kendi kocası çerçeve kontrolünü başaramazsa, daha güçlü bir erkek aramaya başlar.

Çerçeve kontrolünün ilişkilerde ne kadar önemli olduğunu görüyorsun, değil mi?

Aldatılmaların çoğundaki sebep bile çerçeve kontrolünü bilmemek, kadının baskınlığının gölgesinde kalmaktır.

Ya kadınların çerçevesine giren zayıf bir erkek olur OYUNU KAYBEDERSİN, ya da kadınları çerçevesine alabilen güçlü bir erkek olur OYUNU KAZANIRSIN!

Peki, ya sen hangi tarafta olacaksın?

Lütfen düşüncelerini yorum olarak benimle paylaş…

 

Şu Yazıları da Okumanı Tavsiye Ederim:

 

Erkeğin Sosyallik Rehberi: Sosyal Erkek Olmanın Yollarını Keşfet!

Erkeğin Sosyallik Rehberi: Sosyal Erkek Olmanın Yollarını Keşfet!

Alfa Erkeğin Sosyallik Rehberi

 

İnsan olduğumuz için doğamız gereği sosyal varlıklarız. Topluluk içinde gruplar halinde yaşamaya programlanmış canlılarız. Fakat yetiştirilme tarzı, yanlış inançlar ve kötü sosyal şartlanmalar gibi çeşitli nedenlerden ötürü içe kapanık ve asosyal bireyler olmak durumunda kalabiliyoruz.

Eğer sen de sosyal bir birey olmak, arkadaşlarınla vakit geçirmek, organizasyonlara çağrılmak, buluşmalara davet edilmek, geniş bir çevreye sahip olmak, bu çevre tarafından sevilen, sayılan ve aranılan biri olmak istiyorsan; Hem zihinsel, hem fiziksel hem de duygusal sağlığımız için zaten doğamızda olan sosyalliği canlandırma ve parlatma vakti geldi.

Elbette sana bu yazıyı okuyunca inanılmaz sosyal birisine dönüşeceksin diyemem lakin bu yazıdaki paylaştığım basit ama bilmediğimiz bilsek de yapmadığımız öneriler seni sosyal açıdan daha canlı ve daha donanımlı kılacak. Toplamda 9 maddeden oluşan bu kapsamlı yazı, sosyallik becerilerini hızlı bir şekilde geliştirmeye başlamanı sağlayacak.

Hazırsan daha sosyal bir erkek olmak için yapman gerekenleri anlatmaya başlayalım!

 

Sosyal Erkek Olmanın 9 Gizemli Yolu

#1 Pozitif Ol:

 

 

Kimse çevresinde negatif, olumsuz, düşük enerjili, somurtkan, her zaman dert yanan tipleri bulundurmak istemez. Elbette bazen az önce saydığım ruh halleri içerisinde bulabilirsin kendini bu çok normal…

Böyle olduğun zamanlarda mümkün olduğunca kendi içinde çözmeye çalış sorunlarını ya da gerçekten kendine çok yakın hissettiğin en fazla 2-3 kişiye bahset durumundan…

Bu 2-3 kişi dışında kimseye dert yanma uzun uzun… Bulunduğun ortamlarda bazen öyle hissetmesen bile neşe ve pozitif duygular saç etrafına.

Gerekiyorsa rol yap! Bunun için kendini biraz zorlaman gerekebilir ama unutma zaten herkes dertli, herkesin hayatında mutsuz olmasına sebep olan faktörler var.

Sen şovunu sergile. Sanki senin hiçbir sorunun yokmuş gibi…

Böyle insanlar ortamlarda her zaman ilgiyi üzerine çekerler ve insanlar böyle insanları her zaman etraflarında görmek isterler.

Pollyanna ol demiyorum tabi ki ama mümkün olduğunca pozitif enerji saç!

Bu çok önemli…

 

#2 Gülümse:

 

 

Dışarıda çıktığında metroda, okulda, kafelerde ve benzeri ortamlarda insanları biraz gözlemlersen çok az insanın gülümsediğini fark edeceksin. Çoğunun yüzünde nötr ya da sıkılgan bir ifade yakalayacaksın.

Neden bilmiyorum ama gülümsemek unutturulmuş bize. Günlük hayatın dertleri, problemleri içerisine boğulmaktan çok çok az gülümsediğimiz anlar kalmış bize.

Gülümsemek, tebessüm etmek pozitif duygular uyandırır karşımızdaki kişide, çevremizde… Aynı zamanda bulaşıcıdır. Özellikle yeni tanıştığın insanlardan gülümsemeni esirgeme.

Sen gülümsedikçe onlarda gülümseyecek. Gülmek, kahkaha atmak ya da tebessüm etmek için olağanüstü sebeplere ihtiyacımız yok. Ve her insan gülümserken daha güzel görünüyor.

Sen de gülümsemeni tebessümünü eksik etme. İnsanlar iletişim halindeyken mümkün olduğunca tebessüm eden bir yüz ifadesi takın.

 

#3 Yeni Arkadaşlıklar Edin, Var Olanları Geliştir:

 

Dans kursu, tenis kursu, tiyatro kursu, öğrenci kulüpleri gibi kendine yeni sosyal çevre edinebileceğin birçok seçenek mevcut ve öyle inanılmaz bedeller de gerektirmiyor.

Hem keyifli vakitler geçirebileceğin hem de sürekli yeni insanlarla tanışabileceğin yerler buralar… Gerçekten ilgini hangisi çekiyorsa bir an önce git kaydol.

Var olan arkadaşlıklarını da geliştirmeyi unutma. Özel günlerini unutma. Mesela doğum günün SMS, WhatsApp ya da Facebook aracılığı ile kutlamak yerine ara 2 dakika öyle kutla. 

Ara ara karşılık beklemeksizin hallerini hatırlarını sor. Yardıma ihtiyaçları olduğunu fark ettiğin anlarda yanlarında ol.

Dertlerini dinle, sorunlarına çözüm bulmaya çalış. Onları önemsediğini göster.

#4 Açık Uçlu Sorular Sor:

 

 

Cevabına evet ya da hayır denilemeyecek açık uçlu sorular sormayı öğren. Böylece hem insanları konuşturmuş olursun hem de onların konuşmaları üzerinde yeni sohbet konuları bulabilirsin.

Tıkanma, ne konuşacağını bilememe durumu ortadan kalkar. Akıcı, keyifli bir iletişim gerçekleşir.

Atıyorum;

Dün okula gittin mi yerine dün seni okulda göremedim merak ettim neredeydin? Bu basit bir örnekti sadece…

Açık uçlu sorular hakkında internette ufak bir araştırma yapıp sosyal hayata uyarlayabilirsin.

 

#5 Organizasyon Yap:

 

 

Arkadaşlarınla olan ortak ilgi alanlarını belirle ve bu ilgi alanları ile ilgili beraber keyifli ve eğlenceli aktiviteler düzenlemek, aktiviteler planlamak arkadaşlarınla aranı daha da kaynaştıracak ve seni ortamların aranılan kişisi haline getirecektir.

Örnekler verip daha açıklayıcı olmak istiyorum bu konu ile ilgili…

Örnek 1: Dans ortak noktanız… Arkadaşlarına bulunduğun şehirdeki bir dans gecesine gitmeyi teklif edebilir. Onları organize edip beraber dans gecesine götürebilirsin.

Örnek 2: Kitap okumayı seven bir arkadaş grubun var. Onlara bir kitap fuarına, kitapevine, kitap kafeye gitmeyi önerebilirsin.

Örnek 3: Eğlenmeyi, içkili ortamları seven bir arkadaş grubun var onları sevecekleri bir partiyi anlatıp o partiye rezervasyon yaptırıp oraya götürebilirsin.

Örnek 4: Doğayı seven bir arkadaş grubun var. Haftasonu şehir dışında uygun bir yerde piknik yapmayı önerebilirsin. Bir piknik organizasyonu yapabilirsin.

Örnek 5: Gezmeyi seven bir arkadaş grubun var. Uygun bir tarihe araç soruşturup her şeyi planlayarak durumdan arkadaşlarına bahsedip arkadaşlarına yakın mesafe ya da uzak mesafe bir gezi turuna davet edebilir, gezi turuna çıkabilirsiniz.

Örnek 6: Oyun oynamayı seven bir arkadaş grubun var. Bir voleybol maçı organize edebilir. Arkadaşlarınla keyifli vakit geçirebilirsin. Ya da evine tabu, scrabble, trivian, monopoly gibi oyunlar alıp arkadaşlarını çağırarak oyun gecesi düzenleyebilirsin.

Şimdi bu örneklerden sonra şunu diyenler olabilir ben sosyal olmayı arkadaş edinmeyi öğrenmek için okuyorum bu yazıyı arkadaşlarım olsa bunları zaten yaparım benim arkadaşım yok ki diyenler olabilir.

Onlar için söylemek istediğim şeyler var!

Bu yazıda nasıl arkadaş edineceğin, var olan arkadaşlık ilişkilerini nasıl geliştirebileceğin ile ilgili gerekli bilgiler mevcut…

Çok küçük, çok geniş arkadaş grubumuz olabilir ya da hiç olmayabilir. Hiç arkadaşı olmayanlar diğer maddelerde aradığını bulup bu maddeyle arkadaş grubu içerisinde lider pozisyona gelebilir.

Biraz ileri düzey bir madde olduğunun farkındayım ama yazı içerisinde yer vermeden geçemedim. Minik, küçük organizasyonlarla başlayıp çok küçük bir arkadaş grubuna bile sahip olsak bunu bu organizasyonlarla genişletebiliriz.

Arkadaş grubu genişledikçe organizasyonlar genişler. İnsanlar eğlenceli organizasyonlar içerisinde yer almak isterler.

Çünkü emin ol hemen hemen herkes boş zamanlarında ne yapacaklarını bilmeyip bilseler de yapmaya üşenip sıkılıyor birileri bir şey yapsa da katılsak diye can atıyorlar, özellikle de gençler…

Örnekler fikir verme amaçlıydı. Örnekleri ve bu maddeyi geçtim. Ben üniversite hazırlıktayken bir voleybol topu getirmiştim okula. Yanıma da sınıftan bir iki arkadaşımı alıp bahçeye voleybol oynamaya çıkmıştık.

Hemen hemen her boş vaktimizde, arada teneffüste çıkıp bahçeye voleybol oynuyorduk. Bir iki hafta içerisinde hazırlığın neredeyse yarısıyla hiçbir çaba sarf etmeden tanışmıştım. Bir voleybol topu sayesinde sadece bir voleybol topu…

Biz orda voleybol oynayınca canları sıkılan insanlar gelip biz de katılabilir miyiz biz de sizinle oynayabilir miyiz diye bize katılmak istediler. Böyle böyle bir sürü yeni arkadaşlıklar kurmuştum. Sana da denemeni öneririm.

#6 İltifat Et:

 

 

Cinsiyet fark etmeksizin etrafındakilere iltifat etmeyi ve onlara değer verdiğini gösterdiğini ihmal etme. Arkadaşının ya da tanımadığın biri de olabilir atıyorum giyim tarzını beğendiysen giyim tarzın çok hoşuma gitti demeyi ihmal etme.

Aksesuarlarını beğendiyse bunu ona söylemeyi ihmal etme. Değer görmek istiyorsak değer göstermeyi ihmal etmemeliyiz. İnsanlara yapacağın içten, samimi iltifatlar onları sana daha da yakınlaştıracaktır.

Onlar da seni beğendikleri zaman bunu sana söyleyeceklerdir. İki tarafta daha mutlu hissedecek. Bunu sanal ortamlarda da yapmayı unutma. İnstagram’da Facebook’da arkadaşlarının gönderileri altını düşüncelerini belirt. Pozitif düşüncelerini…

Onların gönderilerini beğen. Tabi yalandan değil. Bir süre sonra onlarında senin gönderilerini renklendireceğini göreceksin.

#7 Göz Teması Kur:

 

 

Dışa dönük, sosyal bireylerde bunu fark edersin. Biriyle iletişim halindeyken onunla göz temasını sürdür.

Nadiren kurulan göz teması ilgiyi dağıtırken daha sık daha uzun kurulan göz teması ilgiyi diri tutar ve karşındakine onu dinlediğini, söylediklerini önemsediğini hissettirir.

Daha uzun göz teması kur. Tabi karşımızdakini rahatsız edecek düzeyde değil. Ara ara gözler kaçırılabilir ama odak kaymamalı.

Karşımızdaki odağımızdakinin kendisi olduğunu hissetmeli.

 

#8 Dışarı Çık, Dışarıda Daha Uzun Kal:

 

 

Ev bizim rahatlık alanımızdır. Evimizde kendimizi rahat hissederiz. Güvenlidir. Kimse bizi incitemez, kimse bize zarar veremez, kimse bize kendimizi kötü hissettiremez ama hayat dışarıda yaşanıyor.

Hayatın doğasının bir parçası olan olumsuzlukları bahane edip dışarıda tadabileceğin mükemmel duygulara, tanışabileceğin harika insanlara, girebileceğin şahane ortamlara sırtını çeviremezsin.

Evet dışarıda incinedebilirsin, kötü de hissedebilirsin ama bu hayatında doğasında var. Unutma; hayat dışarıda, insanlar dışarıda!

Gerçekten sosyal bir birey olmak istiyorsan dışarıda ol.

Atıyorum okuldasın ve dersin bittiyse işin de yoksa eve dönme hemen okulda kal.

Kampüsün tadını çıkar. Kendini zorla biraz.

 

#9 Bakımlı Ol:

 

 

Yakışıklı biri olmayabilirsin insanların seni çirkin ya da tipsiz biri olduğun için aralarına almadığını düşünüyor olabilirsin. Bu durum özgüvenini, özsaygını düşürüyor ve seni yeni insanlarla tanışmakta cesaretini kırıyor, umudunu tüketiyor olabilir.

Fakat fiziksel dezavantajlarını bakımlı olarak çözebilir, durumu lehine çevirebilirsin. Spor yaparak, iyi beslenerek, vücuduna uygun giyinerek, kişisel temizliğini aksatmayarak yakışıklı ama bakımsız birinden daha çekici olabilirsin.

Böylece kendine güvenin artar ve bu dışarıya kolayca yansır. Bu da insanlarla daha rahat bir şekilde iletişime girmeni sağlar.

Sana yazı boyunca basit şeyler anlattım ama maalesef basit olmalarına karşı yapmıyoruz. Ayrıca bunlar sosyal bir alfa erkeğine dönüşebilmemiz için, basit oldukları kadar etkili ve kritik noktalardır.

Şimdiye kadar bu yazıda seninle paylaştıklarımı hayatında uygulamaya başlarsan alacağın sonuçlara ve çevrenin tepkisinin nasıl da olumlu yönde değiştiğine şahit olacaksın. Yarın ya da ertesi gün değil hemen.

Eğer gerçekten sosyal bir bireye dönüşmek istiyorsan tabi… Şimdilik bu kadar…

Sosyal olmanın yolları, sosyal olmak, sosyal bir insana dönüşmek konusunda söyleyeceklerim şimdilik bu kadar!

Lütfen sosyal erkek olma konusundaki bilgi birikimini ve düşüncelerini bu yazının altına yorum olarak paylaşmayı unutma.

Biz bir aileyiz… Ailemizin üyeleriyle bilgi paylaşımı yapmaktan çekinme. Görüşmek üzere…

 

Şu Yazıları da Okumanı Tavsiye Ederim:

 

Erkeğin Yaşam Kalitesini Artırma Rehberi: Çekici Hayat Tarzıyla Kadınları Etkile

Erkeğin Yaşam Kalitesini Artırma Rehberi: Çekici Hayat Tarzıyla Kadınları Etkile

  • Yaşam kalitesini artırmak için neler yapabiliriz?
  • Güne daha enerjik başlamak için neler yapılmalı?
  • Çekici bir hayat tarzına nasıl sahip olunur?

Türünden sorulara yönelik cevap niteliğinde önerilerden meydana gelen bu yazı yaşam kalitesini artırma konusunda şimdiye kadar hazırlanmış en kapsamlı ücretsiz kaynaktır.

Her birine hayatında yer vermeni, en az 5’in günlük rutinin haline getirmeni şiddetle tavsiye ettiğim toplamda 13 öneriden oluşan bir rehber yazıdır

Başlamadan şunu da hatırlatmak isterim. Birazdan paylaşacaklarım hatta bu sitede paylaştıklarım benim hayat deneyimlerim ve gözlemlerimden çıkan sonuçlardır.

Faydasını gördüğüm her şeyi senin de faydalanabilmen için paylaşıyorum beni yeterince tanımayanlar için bir yaşam koçu, psikolog diyetisyen ya da spor hocası olmadığımı belirtmek isterim.

İlgili konularda konunun uzmanlarına başvurulması her zaman daha önceliklidir. Bu hatırlatmadan sonra başlayabiliriz.

 

Yaşam Kalitesini Artıracak 13 Tüyo

 

#1 Erken Kalkmak:

 

 

İnsan harici hemen hemen her canlı güneşin doğuşuyla güne başlıyor. Bizler ise güneş doğduktan saatler sonra güne başlamayı tercih ediyoruz. Böylece yapabileceğimiz işler için, kendimiz, çevremiz için ayırabileceğimiz vakitten çalmış oluyoruz.

Ayrıca gereğinden fazla uyumak bizi daha dinlenmiş olarak güne başlatmıyor aksine bir hantallık çökmesine sebep oluyor. Sağlıklı bir yetişkin için yapılan onlarca bilimsel araştırmaya göre 5 ile 8 saat arası uyku yeterli olarak görülüyor.

Gün içerisinde ne kadar yorulduğumuz, yaptığımız işe gibi faktörler dolayısıyla değişen bu süre aralığına göre kendimizi ayarlamamız çok önemli. Eğer 8 saatten daha fazla uyuyorsan vücudunu ve psikoloji güne yeteri kadar zinde ve yeteri kadar hazır başlatmıyorsun demektir. Her insanın günde 24 saatlik bir zamanı var.

Bu zamanın maksimum 3’te 1’ini uykuya ayırmayı öneririm. Gençlikte zaman kavramının değeri yeterince anlaşılamasa da zamanın değerini şimdiden kavramak ve buna göre uyku düzenini ayarlamak son derece kritik bir önem taşıyor.

Bu konuya önem ver! 6 saatlik 7 saatlik bir uyku normal… Bir insana yeter de artar bile!

 

#2 Bitki Çayları:

 

 

Benim günlük rutinlerim arasında, her sabah kalkar kalkmaz ağırlıklı yeşil çay olmak üzere bitki çayları tüketmek vardır. Bana çok iyi geliyor. Bitki çaylarının sakinleştirici, dinginleştirici etkileri var. Oldukça sağlıklılar ve strese karşı birebirler…

Özellikle yeşil çay yağ yakımına olan etkisiyle de önceliklerim arasında… Bunun dışında passiflora, rezene, papatya, hibiskus, melisa çaylarını örnek olarak verebilirim.

Daha birçok bitki çayı mevcut elbet…

Tabi bunları paketlenmiş şekilde marketlerden değil de direkt aktarlardan edinmeni öneririm. Aralarında hoşuna gideni ya da gidenleri günlük rutinin haline getirmeni tavsiye ederim.

Gazlı, katkılı sağlıksız içecekler yerine günün her anında bunları tercih etmen daha faydalı olacaktır.

 

#3 Spor Yapmak:

 

 

Güne sporla başlamak her ne kadar zor gelse de günümüzü daha verimli kılmak için harika bir başlangıç olacaktır. Her gün düzenli bir şekilde spor yapmak ne kadar üşendirici gelse de spor yaptığımızda vücudumuzda serotonin yani mutluluk hormonu salgılanımı gerçekleşmektedir.

Güne 20 dakika, 30 dakika ya da 1 saat spor yaparak başlamak günün geri kalanında bizi daha enerjik ve daha mutlu kılıyor. Aynı zamanda formumuzu geliştirmemiz ve korumamıza ciddi katkılar sağlıyor.

Bu da özgüvenimizin, özsaygımızın ve kendimize verdiğimiz değerin artmasını sağlıyor. Bunun için illa ki spor salonuna gitmek zorunda da değiliz.

Spor salonu da bir seçenek elbet fakat dışarı çıkıp yürüyüş kalmak ya da kaldığınız yerde spor yapabileceğiniz bir alan oluşturmak da yeterlidir. Mekik çekmek, şınav çekmek, yürüyüş yapmak, yoga yapmak, barfiks çekmek yapabileceğin basit ve etkili egzersiz türlerinden sadece birkaçıdır.

İnternette ufak bir araştırma yaparak spor ve egzersiz konularında bir sürü bilgiye sahip olabilirsin.

 

#4 Sağlıklı Beslenme:

 

 

Şeker, un ve tuz özellikle bu üçünü hayatından çıkarmanı şiddetle tavsiye ediyorum. Vücudumuzun bunların hiçbirine neredeyse hiç ihtiyacı yok diyebilirim. Hatta zararı var. Mesela şeker ihtiyacını bal, tarçın, meyveler ve benzeri ürünlerden karşılaman daha sağlıklı olacaktır.

Beyaz ekmek yerine tahıllı ekmek. Beyaz pirinç yerine esmer pirinç ya da bulgur, normal makarna yerine kepekli esmer makarnayı tüket. Mümkün olduğunca işlenmiş, paketlenmiş katkılı ürünlerden uzak dur. Yağ konusunda ise zeytinyağı, tereyağı, Hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı yağları tüket. Bunların ötesinde her öğününde protein, karbonhidrat ve yağ kaynaklarının bir arada olması iyi olacaktır.

Tabi bunların dengesi herkesin vücuduna göre değişir. Yine internette spor gibi beslenme konusunda da birçok kaynak mevcut… Aklıma gelmişken şunu da söyleyeyim günün son öğününü uyumadan minimum 3 saat önce sonlanacak şekilde ayarla. Sonrasında ağır şeyler tüketme. Karnın acıkır gibi olursa kuruyemiş, yoğurt gibi hafif besinler tüket.

Gün içerisinde minimum 2 litre su tüket. Suyun tadı hoşuna gitmiyorsa çok su içmeyi seven biri değilsen suyun içine tarçın çubuğu, salatalık, maydanoz gibi besinler katıp suyu daha çekici hale getirebilirsin. Bu arada ben genel geçer gerçeklerden bahsediyorum.

Kendine uygun düzenlemeler için bir uzmana danışman ya da yeterince araştırma yaparak hareket etmen en doğrusu olacaktır. Önemli olan sağlıklı ve aşırıya kaçmadan dengeli beslenmektir.

 

#5 Kişisel Bakım:

 

 

Vücudumuzdaki fazla kıllardan kurtulmak, dışarıya çıkmadan duş almak, parfüm-deodorant sıkmak, saçlarımızı düzenli olarak kestirmek-toplattırmak, tırnaklarımıza özen göstermek, dişlerimizi fırçalamak, ağız bakım ürünleri kullanmak, nemlendirici sürmek, kıyafetlerimizin temizliğine-ütüsüne dikkat etmek, ayakkabı tercihlerimizi gün içerisinde yapacaklarımıza göre yapıp her zaman temiz tutmak çok önemlidir.

Bu ve buna benzeri detaylar her ne kadar kulağa çok basit gelse de birçoğu yapmadığımız ya da yeterince yapmadığımız detaylardır, aynı zamanda… Lütfen, kişisel bakımına hadi evdeyken neyse de dışarı çıktığında gereken özeni göster.

 

#6 Ertelememek:

 

 

Belki de üzerine düşsek birkaç dakikada ya da birkaç saatte halledebileceğimiz küçük işlerimizi boş verip erteleyebiliyoruz ve bu ertelemeler sonucun o küçük işler birikip altından kalkılamaz bir hal alıyor. Ayrıca başlasak kısa süre içerisinde halledebileceğimiz o küçük işleri zamanında halletmediğimizde zihnimizde uzun süre yer kaplayıp bizi huzursuz edebiliyorlar.

Evet, tembellik doğamızda var biliyorum ve her zaman her işi zamanında yapamayabiliriz. Ama tek bahanesi üşengeçliğinden ertelediğin işlere gereken önemi ver ve bu işlerin zihnini gereğinden fazla meşgul etmesine, sende gerginlik yaratmasına izin verme!

 

#7 Arkadaşlarla Vakit Geçirmek:

 

 

Arkadaşlarımız beraberce eğlendiğimiz, keyifli vakit geçirdiğimiz, yanlarında rahatladığımız, canımız sıkıldığında içimizi döktüğümüz yakınlarımızdır. Dolayısıyla hayatımızın çok önemli bir bölümünü oluşturuyorlar.

Arkadaşlarına zaman ayırmayı, onlara değer verdiğini, onları önemsediğini göstermeyi ihmal etme. Kendini eve kapatma! Yeni arkadaşlıklara her zaman açık ol ve yeni arkadaşlık edinebileceğin ortamlarda bulun!

 

#8 Kitap Okumak:

 

 

Klişe bir öneri olduğunun farkındayım ama kitap okumanın faydalarından bahsetmeme gerek bile yok sanırım. Haftada en az 1 kitap bitirmeni her gün bir saat hiç olmadı 15 – 20 dakika kitap okumanı şiddetle tavsiye ediyorum.

En son bir kitap bitireli birkaç sene olmuşsa sıkıntı gerçekten çünkü bir kitap seni en fazla birkaç ay götürür. İleriye taşır. Kitap okumayı alışkanlık haline getir. Ne bulursan oku. Zamanla sana bunun ne gibi artılar kazandırdığına şahit olacak ve gelişimine inanamayacaksın.

 

#9 Hobi ya da Hobiler Edinmek:

 

 

İlgimizi çeken uğraşılarımızın olması, hobilerimizin olması bize daha mutlu olmak, daha kaliteli bir hayat sürmek, daha geniş bir sosyal çevreye sahip olmak, stres atmak, kendini geliştirmek, boş zaman değerlendirmek gibi katkılar sağlayabilir. Hiç şüphesiz ki hobiler günlük hayatın koşuşturmasına, yorgunluğuna, sıkıntısına ve telaşesine birebirdir.

Kendimden örnek vermek gerekirse birbirinden farklı üç dans türüyle ilgileniyorum boş zamanlarımda. Dans benim hobim diyebilirim. Dansı bulana kadar birkaç farklı ilgi alanını denemişliğim vardır, en sonunda denediklerim arasında sadece dansın ilgimi çektiğini fark edince tamamen dansa yöneldim.

Şimdilerde de tenise merak saldım. Raketi aldım bile kurslara bakınıyorum şu anda… Diyeceğim o ki sen de birkaç farklı ilgi alanını dene en çok ilgini çekeni hobin olarak belirle.

Dans kursu, tiyatro, enstrüman çalmak, tenis, basketbol, resim çizimi, heykel vesaire bir sürü ilgi alanı var. İllaki birisi seni daha çok içine çekecektir.

 

#10 Dizi-Film Seyretmek:

 

 

Beğendiğin yerli-yabancı dizileri ya da filmleri arşivleyip serbest zamanlarında ya da yemek yerken, kahvaltı yaparken seyretmen hem keyifli hem yararlı hem de iyi bir vakit geçirmek için gayet iyidir.

Stresini atmış, ilgini dağıtmış ve kafanı boşaltmış olursun. İnsanı geliştirir de…

 

#11 Günün Muhasebesini Yapmak:

 

 

Her gün o gün içerisinde yaptıklarını, davranışlarını ajandana yazıp kaydetmen yazmasan bile şöyle yatmadan önce zihninden muhasebesini yapmanın önemli getirileri vardır.

Kendini daha iyi tanımanı sağlar.

Eksik yönlerini, güçlü yönlerini fark eder. Kendine objektif bir gözle bakabilmeyi öğrenirsin.

 

#12 Ertesi Günün Planını Yapmak:

 

 

Yine yatmadan ertesi gün yapacaklarını yazman kaydetmen de önemlidir. Seni uyandığın zaman daha hazırlıklı ve daha ne yapacağını bilir kılacaktır.

Gereksiz zaman kayıplarının ya da unutmaların önüne geçmiş olursun.

Daha verimli ve daha etkili olma fırsatı sunar. Bunu es geçme. Gün bitmeden ertesi gün ne yapacağın işler listelenmiş olsun.

 

#13 Mümkün Olduğunca Erken Yat:

 

 

Erken kalkabilmek, uykumuzu alabilmek, ertesi güne dinç başlayabilmek kaçta yattığımızla yakında alakalı… Bu yüzden yatma saatlerini gece 1 öncesine göre ayarlamanı öneririm.

Bazen bunu uyamayabiliriz ama bir düzen olması açısından mümkün olduğunca erken uyumanı öneriyorum.

Kaliteli bir uyku ile ilgili uzmanlar, gece 11 sabah 7 arasını vücudumuz için en verimli aralık olarak öneriyor.

Seninle toplamda 13 madde yaşamamızı daha kaliteli kılacak tüyoları paylaştım.

Bu maddelerin hepsine hayatında yer vermeni, en az beş tanesini günlük rutinin haline getirmeni şiddetle tavsiye ediyorum.

Şimdilik yaşam kalitesini artırma konusunda söyleyeceklerim bu kadar… Eğer aklına takılanlar varsa yorumlar kısmında benimle paylaşabilirsin.

Yeni içeriklerde görüşmek dileğiyle, hoşça kal!

 

Şu Yazıları da Okumanı Tavsiye Ederim:

 

Kızlara Nasıl Mesaj Atılır? – Etkili Mesajlaşma Taktikleri

Kızlara Nasıl Mesaj Atılır? – Etkili Mesajlaşma Taktikleri

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce senden telefon rehberine göz atmanı istiyorum.

Rehberinde kaç kızın telefon numarası var?

Bunların kaç tanesi flört etme potansiyelinin olduğu kızların numarası?

Bunu yapmanı istiyorum çünkü burada öğreneceğin etkili mesajlaşma tekniklerini uygulayabilmek için rehberinde flört edebileceğin bazı kız numaraları olması gerekiyor.

Eğer rehberine baktığında flört edebileceğin bir kız numarası bulamadıysan, rehberin erkek arkadaşlarının numaralarıyla doluysa burada mesajlaşmadan daha ciddi bir problem var demektir.

Bu noktada mesajlaşma tekniklerini öğrenmenin yanında, baştan sona bir değişim sürecine girmek ve acilen yeni kızlarla tanışmaya başlamak atabileceğin en doğru adımlar olacaktır.

Kişisel dönüşüm sürecini başlatmak için kizlatanismaegitimi.com/blog adresindeki ücretsiz yazılarımızın hepsini baştan sona okumanı, Kızla Tanışma Eğitimi ve Alfa Mesaj Programı eğitimlerimize katılmanı tavsiye ederim.

Hazırsan, mesajlaşma tekniklerini anlattığımız muhteşem içeriğimize geçebiliriz…

Şimdiye kadar hiç okulda, kurs ortamlarında, iş ortamında, sosyal medya üzerinde, sokakta, kafede, otobüste, barda, gece kulübünde, plajda ve bunun gibi farklı ortamlarda numarasını almayı başardığın bir kızla mesajlaşırken;

İlk mesajı attığında cevap vermediği oldu mu?

Birkaç mesajına yanıt verdikten sonra bir daha yanıt vermediği oldu mu?

Attığın mesajlara saatler sonra yanıt vererek canını sıktı.

Bir süre sıkıcı konular üzerine konuştuktan sonra sohbet edecek konu bulmadın ve sohbeti devam ettiremedin?

Mesajlaştığınız sırada kızın neden sürekli soğuk cevaplar verdiğini anlamaya çalıştın.

Buluşma teklifi yaptığında olumsuz yanıt aldın… Tekrar teklif ettin, tekrar olumsuz yanıt aldın… Tekrar teklif ettin, kız ısrarcılığından sıkılıp mesaj atmayı kesti.

Bir süredir flört ettiğin kıza duygularını açtığında “Biz sadece arkadaşız!”diyerek seni Friend Zone’a düşürdü. Belki de seninle alay etti!

Bu durumların bazılarını pek çok erkek gibi senin de yaşadığına eminim… Eğer öyle olmasaydı bu yazıyı okuyor olmazdın, öyle değil mi?

Mesaj konusunda aklını meşgul eden soruların yanıtlarını öğrenmeye hazır mısın:

  • Mesaj oyununda başarıyı belirleyen temel kurallar nelerdir?
  • Kızın numarasını aldıktan sonra mesaj atmak mı yoksa aramak mı daha etkili?
  • Kızlarla nasıl mesajlaşmalıyım?
  • Kız neden ilk mesajıma cevap vermiyor?
  • İlk mesajı ne zaman atmalıyım?
  • İlk mesajda ne yazmalıyım?
  • Mesajda ne yazarsam kızın hoşuna gider?
  • Ne tür mesajlar yazarsam benden etkilenir?
  • Mesajlaştığımız sırada hangi konulardan konuşmalıyım?
  • Kız soğuk cevaplar verdiğinde ne yapmalıyım?
  • Mesajla kızı nasıl güldürürüm?
  • Mesajla çıkma teklifi edilir mi?
  • Mesajlaşırken konu nasıl buluşmaya getirilir?
  • İyi bir buluşma mesajı nasıl yazılır?
  • Cinsel konular üzerine mesajlaşmak sonuç verir mi?
  • Bir kız mesajla azdırılabilir mi?

Hazırsan, tüm bu soruların yanıtlarını vermeye başlıyorum!

 

Mesaj Oyununda Başarıyı Belirleyen Temel Kurallar Nelerdir?

 

 

 

Bir kızla ilişki başlatmak için kullanabileceğin en etkili iletişim kanalı mesajdır. Numarasını aldığın veya sosyal medya üzerinden takipleştiğin bir kızla mesajlaşarak flört sürecini başlatabilirsin.

Günümüzde neredeyse tüm flörtler mesajlaşarak yapılıyor. Bu devirde, bir kızla mesajlaşmadan flört eden ya da buluşma ayarlayan bir erkek kaldı mı?

Erkekler ve kadınlar telefonu bir saniye olsun elinden düşürmüyor… Bu da mesajlaşmayı flört sürecinde en etkili araç haline getiriyor.

Bu aracı ne kadar iyi kullanırsan flört sürecindeki başarın o kadar artar!

Mesajlaşma taktiklerini anlatmaya başlamadan önce öğrenmeni istediğim üç temel kural var. Bunlar anlık uygulanacak mesajlaşma taktiklerinden çok daha etkili kurallar… Öncelikle bunlardan bahsetmek istiyorum!

Kural 1: Kadınlar numarasını farklı erkeklerle paylaşarak kendine sevgili alternatifleri yaratır!

Bir kadının bize telefon numarasını vermesi ilk mesajımıza yanıt vereceği, telefonlarımızı açacağı, bizimle buluşmak hatta konuşmak isteyeceği anlamına gelmiyor.

Kadınlar numarasını farklı erkeklerle paylaşır… Bu, numarasını verdiği her erkekle birlikte olacağı anlamına gelmez.

Kadınlar sürekli olarak kendilerine yeni POTANSİYEL SEVGİLİ ADAYLARI yaratır!

Hele ki Türkiye gibi 10 üzerinden 1 numara güzelliğe sahip kadınların bile yüzlerce erkek tarafından talep edildiği, cinsel açlığın yaşandığı bir ülkede kadınların ne kadar çok alternatifinin olduğun hayal et…

Bu durum karamsarlığa kapılmana neden olmasın… Çünkü tüm bu rakiplerden sıyrılmak yine senin elinde.

Eğer kendinde bazı şeyleri değiştirmek, flört yeteneklerini geliştirmek ve kadınlarla iletişim kurma konusunda daha becerikli olmak için çaba göstermeye başlarsan, zamanla rakiplerini kolayca egale edebilen bir alfa erkeğine dönüşebilirsin.

Alfa diye tabir ettiğimiz özgüvenli, çekici, liderlik vasfına sahip, iletişim kurma becerisi yüksek, girdiği her ortamda sevilen ve sayılan bir erkek; kadınlar tarafından her zaman talep görür.

Kadınlar yarattığı alternatifler arasında güçlü alfa erkek karakterine sahip olan erkeği tercih eder… Bu, kadınların genlerine kodlanmış bir dürtüdür. Kadın her zaman alfa erkeğiyle birlikte olmak, onunla seks yapmak ister.

Kural 2: Bir kızla mesajlaşırken olumlu tepkiler almak istiyorsan imajını geliştir!

Bir kadınla ister sokak, kafe, okul, kurs gibi ortamlarda tanışıyor ol, ister sosyal medya veya arkadaşlık sitelerinde… Kadının nasıl tepki vereceğini belirleyen temel faktör imajının ne kadar sağlam olduğu!

Burada yakışıklı olmaktan bahsetmiyorum. (Tabii ki yakışıklı bir erkeksen mesajlaşırken işin çok daha kolay olacaktır.) 

Fakat benim söylemek istediğim yakışıklılıktan çok daha fazlası:

  • Dik ve özgüvenli duruşumuz
  • Giydiğimiz şık kıyafetler
  • Yansıttığımız pozitif enerji
  • Saç stilimiz
  • Vücudumuzun çekiciliği
  • Bakışlarımız
  • Ses tonumuz
  • Hayat tarzımız
  • Arkadaşlarımız
  • Girdiğimiz ortamlar
  • Kendimizi ifade etme tarzımız
  • Kendimizi sevdirebilme becerimiz
  • Farklı kadınlar tarafından talep görmemiz

Gibi pek çok faktör bizim dışarıya yansıttığımız imajı belirliyor. Sahip olduğumuz bu imaj kadın tarafından, yüz yüze iletişim sırasında veya sosyal medya profilimizden kolayca fark edilebiliyor.

İmajımız ne kadar sağlam olursa kadınların üzerinde yarattığımız ilk izlenim o kadar etkili olacak, ne yazarsak yazalım mesajlaşma sırasında alacağımız tepkiler daha pozitif olacaktır.

Hani kitapçıya gittiğimizde önce kitapların kapağını inceler, kapağını beğendiğimiz kitapların içine bakarız ya… Kendini bir kitap olarak, kadını da farklı kitaplar arasından birini seçmek isteyen alıcı olarak düşün.

Kapağın (imajın) kadının ilgisini çekmiyorsa kitabın içeriğiyle (karakterinle) ilgilenmeyecektir.

Kural 3: Mesajlaşma, yalnızca hoşlandığımız kadınla buluşabilmek için kullandığımız bir araçtır!

Bir kadının numarasını aldıktan sonra onunla tekrar iletişime geçebilmek ve sonrasında onunla buluşabilmek için mesajlaşırız… Kadını kendimize aşık etmek, duygularımızı ilan etmek, ilişkiye başlamak gibi şeyleri mesaj yoluyla yapmak çok zordur.

Bir kızı kendimize aşık etmek, onunla birlikte olmak ve ilişkiye başlamak için kullanabileceğimiz en etkili silah yüz yüze iletişimdir.

Mesajsa, numarasını aldığımız kızla tekrar yüz yüze görüşebilmek için kullandığımız bir araçtır.

Tabii ki mesajlaşma bizim için çok önemli.. Çünkü yüz yüze iletişim sırasında yarattığımız çekiciliği, güveni ve uyumu mesajlaşırken de yansıtmak zorundayız.

Bunu yapamadığımız sürece numarasını aldığımız kadınlarla tekrar buluşabilme fırsatımız olmayacaktır. Bu nedenle mesajlaşma her ne kadar sadece bir araç olsa da, flört sürecinde çok büyük öneme sahiptir!

 

Kızın Numarasını Aldıktan Sonra Mesaj Atmak mı Yoksa Aramak mı Daha Etkili?

 

Numarasını aldığımız bir kadınla tekrar temas kurmanın en etkili yolu duruma göre değişir.

Eğer bir kadınla tanıştığınız sırada çok iyi bir izlenim bıraktığını ve kadının senden çok etkilendiğini düşünüyorsan mesajlaşarak vakit kaybetmene gerek yok… Doğrudan arayarak hızlı bir şekilde ilk teması kurabilir, vakit kaybetmeden buluşma teklifi yapabilirsin.

Aranızda çok büyük bir çekicilik yoksa, işte o zaman telefonla aramak iyi sonuçlar vermez.

Genellikle, ilk teması mesaj yoluyla kurmak en etkili yöntemdir.

“Bir kızın ilk mesajına cevap verme olasılığı, ilk aramana cevap verme olasılığından daha yüksektir.”

Yeni tanıştığı bir erkekle telefonda konuşmak kızlar için gergin bir durumdur.

Tecrübelerime ve aynı zamanda yapılan araştırmalara göre;

Kadınlar, yeni tanıştığı bir erkeğin iletişimi mesaj yoluyla başlatmasını tercih ediyor… Bu yöntemi kendileri için daha rahat buluyor. Kadınların büyük çoğunluğu, numarasını alan bir erkeğin direkt olarak telefonla aramasının gerginlik yarattığını söylüyor.

“Tanıştıktan sonraki ilk iletişim kurma anı, kızla aramızdaki flört sürecinin geleceği için çok önemlidir.”

Bu nedenle çok ekstrem bir durum yoksa, akıllıca yazılmış bir ilk mesaj ve devamında da birkaç esprili mesaj ilk temasta çok daha etkili olacaktır.

 

Kızlarla Nasıl Mesajlaşmalıyım?

 

 

 

Mesajlaşırken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta ne yazarsak yazalım, hangi konu üzerine konuşuyor olursak olalım alfa erkek karakter özelliklerini yansıtmaktır.

Alfa erkek karakter özellikleri şunlardır:

  • Muhtaç görünmemek
  • Rahat olmak
  • Kendine güvenmek
  • Esprili olmak
  • Kendinden emin olmak
  • Arsız konulabilmek
  • Sempatik olmak
  • Hem kendiyle hem de kadınlarla dalga geçebilmek
  • Farklı kadınlar tarafından arzulanmak
  • Aynı anda birkaç farklı kadınla mesajlaşmak
  • Çekici bir şekilde farklı olmak
  • İltifat ederken kadının güzelliğine değil zekasına veya farklı yönlerine iltifat etmek.
  • Cinsel konulardan konuşmaktan utanmamak
  • Kadınları kaybetmekten korkmamak
  • Doğru yerde risk almayı bilmek
  • Buluşma teklifi yaparken bir miktar ısrarcı olmak
  • Kadınların mesajla söylediği negatif şeyleri ciddiye almamak
  • Kadınlara küçük bir kız çocuğuymuş gibi davranmak

Yukarıda saydığım alfa karakter özelliklerini yansıtmayı öğrendiğin zaman kadınların, attığın mesajlara ne kadar pozitif tepkiler vermeye başladığına çok şaşıracaksın!

Bunun olacağını biliyorum çünkü zamanında ben de mesajlaşma konusunda berbattım.

Hem alfa karakter özelliklerini yansıtamıyordum hem de saçma sapan mesajlarla olduğum yerde debelenip duruyordum. Yüz yüze iletişim sırasında yarattığım çekiciliği mesajlaşırken hiçbir şekilde devam ettiremiyordum.

Bu nedenle alfa karakter özelliklerini mesajlaşırken de yansıtmaya devam etmek çok önemli!

 

Neden Hoşlandığım Kız İlk Mesajıma Cevap Vermiyor?

Öncelikle bilmeni istediğim önemli bir konu var:

Eğer bir erkek karşı konulamayacak derecede yakışıklıysa, karizmatikse, zenginse, ya da seksi bir vücuda sahipse ilk mesajda ne yazarsa yazsın kızdan %95ihtimalle olumlu yanıt alacaktır.

Eğer böyle bir erkeksen zaten hiç düşünmeden aklına ilk gelen şeyi yazabilirsin. 1 saniye bile düşünmene gerek yok…

Fakat biz ortalama bir erkek olduğumuzu varsayarsak, bazı etkili taktikler uygulamak kızın bizden etkilenip buluşma teklifimizi kabul etme ihtimalini artıracaktır.

Uygulayacağımız bu birkaç etkili taktik, kızın ilk mesajımıza ve sonrasında göndereceğimiz diğer mesajlara cevap vermesini sağlayacaktır.

(Tabii ki bu taktikler her kızda sonuç verecek diye bir garanti yok… Bazı kızlar seni hiç çekici bulmadığı için hangi taktiği uygularsan uygula mesajına yanıt vermeyebilir. Bu oldukça normal bir durumdur, buna alışmak zorundasın.)

Bir kız mesajına cevap vermediği zaman asla moralin bozulmasın. Bu durumu her erkek yaşıyor. Zaman zaman en yakışıklı erkekler bile…

Her kızdan olumlu geri dönüş almamız zaten mümkün değil. Öncelikle bu gerçeği kabul etmeliyiz.

Ne kadar yakışıklı, ne kadar çekici, ne kadar ağzı iyi laf yapan bir erkek olursan ol, bazı kızlar mesajlarını yanıtsız bırakacak.

Buna hazırlıklı olmanı tavsiye ederim!

 

İlk Mesajı Ne Zaman Atmalıyım?

“İlk mesajı ne zaman atmalıyım?” sorusunun tek bir cevabı yoktur… Kızla tanıştığın ortama ve aranızdaki etkileşimin gücüne göre değişir.

Sokak, bar, gece kulübü gibi ortamlarda;

Bir kıza bu tür ortamlarda tanıştığın zaman daha önceden seni tanımadığı için kızın aklında sadece yabancı bir erkeksindir… Özgüvenli bir şekilde tanışıp, sohbet ederek çekicilik yarattığında kız sana numarasını verir.

Fakat yarattığın bu çekicilik enerjisi sadece o anlık geçerlidir… Kız eve gittiğinde seni sadece yabancı bir erkek olarak görüyor olacak. Bu imajı en kısa sürede yok etmek senin elinde!

Bunun için en kısa zamanda iletişime geçmek akıllıca olacaktır… Çünkü bir kadın numarasını, sana verdikten sonra başka erkeklere de vermiş olabilir.

İlk mesajı atmak için günlerce beklersen tanışma sırasında yarattığın çekicilik tamamıyla yok olacaktır. O enerjini kaybolmasına izin vermeden ilk teması kurmak daha etkilidir.

Bu tür ortamlardaki tanışmalarda 24 saat içinde ilk mesajı atmanı tavsiye ederim. Mesaj atmak için ne acele et ne de geç kal!

Okul, iş, kurs gibi ortamlarda;

Bir kızla okul, iş veya kurs gibi ortamlarda tanıştığın zaman kızın aklında YABANCI ERKEK imajı oluşmaz. Tanışmıyor olsanız bile aynı ortamın birer üyesi olduğunuz için seni yabancı biri olarak görmez.

Bu tür ortamlar içinde yeni bir kızla tanıştığın zaman ilk mesajı atmak için acele etmene gerek yok. 48 saat içinde istediğin zaman ilk mesajı atabilirsin.

Çok erken davranma ki kıza yazan diğer erkeklerden bir farkın olsun… Aşırı geç kalma ki, tanışma sırasında oluşan çekicilik enerjisi kaybolmasın.

Ama dediğim gibi aceleye gerek yok… Aynı ortamın birer üyesi olduğunuz için çekicilik enerjisi kolay kolay kaybolmayacaktır.

 

İlk Mesajda Ne Yazmalıyım?

 

 

Erkeklerin %98’inin ilk mesaj konusunda yaptığı en büyük hata;

  • Slm
  • Selam
  • Nbr?
  • Naber?
  • Napıyosun?
  • Senden çok etkilendim
  • Sen bir melek misin?
  • Güzellik
  • Özledim seni

Gibi klişe veya aşırı ilgili mesajlar göndererek, sıkıcı veya muhtaç bir erkek gibi görünmektir.

Halbuki fört süreci eğlenceli olmalıdır… Selam, naber, nasılsın gibi kelimeleri kullanabilirsin.

Bunda herhangi bir sakınca yoktur. Fakat bu kelimeleri kuru kuru tek başına kullanmazsın.

Kıza çeşitli lakaplar takarak, tatlı tatlı dalga geçerek işin içine biraz eğlence katman gerekiyor.

Özellikle aynı ortamın üyesi olmadığınız yeni bir kadınla tanıştığın zaman atacağın ilk mesaj çok daha büyük bir öneme sahip oluyor.

Kızın aklındaki YABANCI ERKEK imajını silmek istiyorsan etkili bir ilk mesaj atmalı, kızın ilgisini çektikten sonra da çekici bir şekilde sohbet etmelisin.

Kızın sana sohbet etme şansı tanımasını istiyorsan, atacağın ilk mesaja çok dikkat et!

Seni diğer sıkıcı erkeklerden ayıracak ve çekicilik enerjisi oluşturacak bazı ilk mesaj kalıpları bu noktada işine yarayabilir.

 

Çekici İlk Mesaj Örnekleri

 

Tanışma sırasında konuştuğunuz bir konuya çağrışım yapmak (Flashback) uygulayabileceğin en etkili ilk mesaj tekniğidir:

Örnek 1: “Nasılsın kedilere fısıldayan kadın?” (Tanışma sırasında kız bir kedisi olduğundan bahsetmiştir.)

Örnek 2: “Merak ettim de kaç kiloyla squat yapıyorsun… Bence 40 kg’dan fazla kaldıramazın. :)” (Tanışma sırasında fitness sporuyla ilgilendiğini söylediyse)

Örnek 3: “Naber Asena’nın veliaht prensesi?” (Tanışma sırasında oryantal yaptığından bahsettiyse)

Örnek 4: “Merak ettim de daha önce hiç saçını mor renge boyattın mı… Senden böyle çılgınlıklar beklerim. :)” (Tanışma sırasında saçlarını yeni boyattığını söylediyse)

Örnek 5: “Hebele hübele… Dilin sürçünce çok sevimli oluyorsun :)” (Tanışma sırasında yanlışlıkla dili sürçtüyse) 

Örnek 6: “Keyfin yerine geldi mi somurtkan şirin?” (Tanışma sırasında kızın canı sıkkınsa)

Örnek 7: “Oyy sen hasta mı oldun bakiyim… Daha iyi misin şu an?” (Tanışma sırasında kız biraz hasta olduğunu söylediyse)

Örnek 8: “Senin yemek menünde hangi yemekler var… Keledoş, Batırık, Şevketi Bostan gibi yemekler pişirebilir misin? (Tanışma sırasında kız iyi yemek yaptığından bahsettiyse)

 

İlk Mesaja Yanıt Aldıktan Sonra Sohbet Nasıl Devam Ettirilir?

 

Uygulanabilecek en iyi taktik aklına ilk gelen sözleri kıza mesaj olarak atmaktır. Bunun en etkili yöntem olduğu defalarca tecrübe edildi. Ama tabi ki bunu yapabilmek için belli bir tecrübeye sahip olman gerekiyor.

Bu nedenle ilk etapta bunu yapmanı önermiyorum. Çünkü kızlarla mesajlaşmaya alışkın değilsen, muhtemelen aklına gelen sözler kızın hoşuna gidecek türden olmayacaktır.

Mesajlaşırken kıza üzerine konuşabileceği konular vermelisin. Kızı konuşturacak cümleler kurmalısın.

Unutma ki, amacımız konuşmak değil kızı konuşturmak. Kız kendi hakkındaki önemli bilgileri sana verecek ki kendini sana daha yakın hissetsin.

Kızın hakkında ne kadar çok şey öğrenmeyi başarırsan, kızla aranızda o kadar fazla samimiyet kurulacak. Kızın kendi hakkında verdiği her türlü bilgi sana yaptığı bir yatırımdır.

Kıza ne kadar fazla yatırım yaptırırsan zihnine o kadar fazla işlersin.

 

Şunu unutma;

 

“İnsanlar kendilerini yakın hissettikleri kişilere özelini açar.”

 

Özelini sana açtıkça otomatikman seni kendine daha yakın hissedecektir.

 

Kıza ilk mesajı attın ve kız da mesajına yanıt verdi;

 

Bu yanıt gülücükle dolu pozitif bir mesaj da olabilir… Smile kullanılmamış nötr bir mesaj da olabilir… “Komik misin sen?” gibi negatif görünen bir mesaj da olabilir olabilir.

Kızın verdiği yanıt her nasıl olursa olsun bu seni hiçbir zaman etkilememelidir.

Kızın verdiği olumsuz yanıtları umursamadan, aynı çizginde mesajlaşmaya devam etmelisin.

Alfa erkeği karakter özellikleri yansıtmanın mesaj oyununda ne kadar önemli olduğundan yazının ilk bölümlerinde bahsetmiştim.

Bir alfa erkeği, kadınların verdiği negatif tepkilerden asla etkilenmez. Alfa erkeği her zaman kendinden emindir. Bir kadını kaybetmekten asla korkmaz. Alfa erkeği umursamazdır.

Bundan sonra sen de negatif tepkilere karşı umursamaz olacaksın.

 

Diyelim ki kız mesajda negatif bir cümle kurdu;

 

Dedi ki: “Sen her zaman böyle yeni kızlarla tanışır mısın?”

 

Bu durum kızın senden hoşlanmadığı anlamına gelmez. O an büyük ihtimalle senin vereceğin tepkiyi test ediyordur. Kadınlar her zaman erkekleri test eder.

Eğer sen de kıza ters bir cevap verirsen kız senin hemen sinirlenen, zayıf, kendine güvenmeyen bir erkek olduğunu düşünür… Alfa erkeği olmadığını düşünür ve büyük ihtimalle de bir daha mesajlarına cevap vermez.

Bu nedenle kızın negatif gibi görünen mesajıyla dalga geçmek çok etkili bir tekniktir.

 

Yukarıdaki verdiğimiz örnekteki testi geçmek için şöyle bir yanıt verebilirsin:

 

Kadın: “Sen her zaman böyle yeni kızlarla tanışır mısın?”

 

Erkek (1): “Sadece geçekten hoşuma gidenlerle…”

 

Erkek (2): “Endişelenmene gerek yok çünkü hiç şansın yok… Seni sadece arkadaş olarak görüyorum. :)”

 

Erkek (3): Sen hep böyle garip sorular mı sorarsın, bayan sorgu memuru :)”

 

Eğer mesajına yanıt gelmezse tabii ki konuşmayı üstelememelisin.

Konuşmayı o an kesmeli ve şansını birkaç gün sonra tekrar denemelisin.

 

Konuşmaya bir süre ara vermen kıza şu mesajı verecek:

 

“Ben sana muhtaç değilim! Cevap vermemen de umrumda değil!”

 

Şimdi ilk mesajdan sonra sohbeti nasıl devam ettireceğimiz konusunda bazı örnekler verelim!

 

Konuşmayı Devam Ettirme Örnekleri:

Örnek 1: – Neler yaptın bugün? (Bu soru ilk bakışta basit bir soru olarak görünebilir fakat kızdan alacağın bilgiler üzerine konuşmak sohbetin gidişatı için daha sağlıklı olacaktır. Kızın hayatı üzerinden sohbet yürütmek sana artı puan sağlar.)

Örnek 2: – Biliyor musun… Senin tam bir alışveriş çılgını olduğunu düşünüyorum. Sebebini bilmiyorum ama böyle hissettim. Doğru mu? 🙂

Örnek 3: – Bir şey dikkatimi çekti geçen gün. Kulağında halka küpeler vardı ya… Saç kesiminle çok uyumlu olmuş. Televizyondaki moda yarışmalarını sıkça izler misin? 🙂

Örnek 4: – Seninle ilgili bir izlenimim var… Dışarıya karşı çok mutlu görünüyorsun ama gözlerinde çok fazla yaşanmışlık ve hayal kırıklığı var. Yanlış mıyım?

Örnek 5: – Neden şu anda okuduğun bölümü seçtin… Özel bir sebebi var mı?”

 

İlk mesajla başlattığın sohbeti devam ettirmek için sorabileceğin pek çok soru, uygulayabileceğin pek çok farklı teknik var. Bunların hepsini öğrenmek istersen Alfa Mesaj Programı e-kursuna kaydolabilirsin.

 

Alfa Mesaj Programı E-Kursunda Neler Var?

 

 

    • Modül 1: Numarayı Buluşmaya Çevirmek: İlk modülde yeni tanıştığın bir kadının numarasını en kısa sürede nasıl alabileceğini öğrenecek, bu numarayı en kısa sürede buluşmaya çevirmek için uygulayabileceğin çok gizli teknikleri keşfedeceksin.
    • Modül 2: Çekici Mesajlaşma Tarzı: İkinci modülde bir alfa erkeğinin nasıl mesajlaştığını, alfa erkek karakter özelliklerini mesajda nasıl yansıtabileceğini öğreneceksin. Öğrendiğin bu alfa mesaj tarzını kendi mesajlaşmalarında uygulamaya başlayacaksın.
    • Modül 3: İlk Temas: Yatırım teorisini mesajlaşma sırasında nasıl uygulayabileceğini bire bir örneklerle öğrenme fırsatını yakalayacaksın. Sokakta tanıştığın bir kadınla sosyal ortam içinde tanıştığın kadınlara neden farklı davranman gerektiğini tam olarak anlayacaksın.
    • Modül 4: Çekicilik Yaratmak: Dördüncü modülde kadın – erkek ilişkilerinde çekicilik mekanizmasının nasıl işlediğini öğreneceksin. Meydan okumak, mesajlarla kızı etkilemeye çalışmamak, itme – çekme prensibini uygulamak, sanki kız bize asılıyormuş gibi davranmak gibi çok etkili taktiklerle hızlı bir şekilde çekicilik oluşturabileceksin.
    • Modül 5: Güven Oluşturmak: Bu modülde güven mekanizmasının nasıl işlediğini tüm detaylarıyla öğreneceksin. Mesaj oyununda kısa süre içinde yüksek güven oluşturup bir an önce kadını buluşma teklifini kabul edecek seviyeye getirebileceksin. Aynı anda çekicilik ve güven oluşturma konusunda uygulamalı örnekler göreceksin.
    • Modül 6: Buluşma Ayarlamak: Patronun kim olduğunu kıza göstermek, onu kendi çerçevenin içine almak istiyorsan bu bölümde anlattığımız inanç sistemi sayesinde bunu başarabilirsin. Güçlü bir çerçeveyle kızı etkin altına aldıktan sonra kız yapacağın buluşma teklifini reddedemeyecek.

Alfa Mesaj Programı e-kursuyla ilgili detaylı bilgiyi BURADAN alabilirsin.

 

    Benzer Konular: