Flört Eden Kadının Beden Dili

Flört Eden Kadının Beden Dili

Flörtte Kadınların Beden Dili

Bu yazıda kadınların karşılarındaki erkekle flört ederken bilinçli ya da bilinçsiz olarak kullandıkları bazı beden dili hareketlerine ve bu hareketlerin anlamlarından bahsediyorum. Flörtöz beden dilinin farkında olan bir erkek için kadın erkek ilişkileri çok daha anlaşılabilir ve kolaydır.

Başlamadan şunu söylemem gerekiyor. Erkek ya da kadın fark etmeksizin dünya çapında genel geçer kur yama ya da flört etme olarak kabul gören davranışlardan birini fark etmiş olmak karşıdaki kişinin flört etmek istediğini kesin kılmaz. Hemen bu anlamı çıkarmamak lazım. İyi bir gözlem ve aynı anlama gelen birkaç beden dilini hareketinden sonra hareket etmek daha sağlıklı olacaktır. Bunu neden söyleme gereği hissettim. Çünkü özellikle Türkiye’de olduğu gibi bana kuyruk salladı, işaret çaktı ve benzeri taciz bahanelerinin sık sık dile getirildiği bir ortamda herkesin beden dili sinyallerinin farklı olabileceğini bilmek gerekiyor.

Kadınların Flört Ederken Kullandıkları Popüler Beden Dili Hareketleri

Hem kadınlar hem de erkeklere saçı düzeltme, kıyafetleri düzeltme, bir ya da iki elini beraber beline koyma, ayakların ve bedenin ilgi duyulan tarafa yönlendirilmesi, daha uzun göz teması ve mahrem bakışlar gibi hazırlık açısından aynı temel hareketleri kullanırlar. Bunların ötesinde erkeklerde saldırganlık olarak yorumlanan tek baş parmağın kemere sokulduğu, bir çanta ya da cepten dışarı çıkması kadınlar incelikleriyle flört hareketi olarak kullanabilirler.

Kadını heyecanlandıran türde bir ilgi onun göz bebeklerinin büyümesine de yanaklarının kızarmasına yol açabilir. Şimdi flört sinyallerinde… İşte MAG dergisinden de yararlanılarak hazırlanan kadınların kullandıkları en popüler 4 flört sinyali;

  1. Kalça yuvarlama: Kalçayı vurgulayacak biçimde yürümek doğal olarak kalçaların önemini arttırır. Catwalk yürüyüşü buna örnek olarak gösterebiliriz. Kalçanın yuvarlandığı yürüme biçimi kadınların flört ederken kullandıkları hareketlerden biridir.
  2. Saç atma: Hafifçe baş savrulur ve saçlar omuzlardan ya da yüzden uzağa atılır. Kısa saçlı kadınların dahi bu hareketi yaptığını gözlemleyebiliriz.
  3. Yan bakış: Kısmen düşük göz kapakları ile erkeğe bakışını erkek fark edene kadar sürdüren kadın, erkek fark eder etmez bakışlarını kaçırır. Tahrik edici gözetleme ve gözetlenme uyandıran bu bakış çoğu erkeği ateşlendirmek için yeterlidir.
  4. Bacak hareketleri: Kadınlar flört ederken bacaklarını kullanımlarımda en sık şu üç temel pozisyon görülür.
  • İlki bacak bacak üstüne atılırken üsteki bacak ilgi duyulan tarafa yöneliktir. Rahat bir pozisyon olmasının yanı sıra resmiyeti ortadan kaldırır.
  • İkincisi ayakkabı ile oynamak… Ayakkabı ile oynamak da rahat bir tavrı sergiler. Ayağın ayakkabıya sokulup çıkarılması da kadınların flörtöz beden dilinde bacak kullanımında yeri vardır.
  • Üçüncü ve sonuncusu ise bacak dolamaktır. Kadınlar dikkat çekmek için bilinçli yaptığı bir harekettir. Bu harekete çoğu zaman alçak ses ile konuşmak eşlik eder.

Yazının sonlarına doğru yaklaşırken dergi paylaşımı üzerinden hareket ederek seninle kadınların flört ederkenler ki beden dili ile ilgili bir takım hareketleri paylaştım. Bu konu ile ilgili daha detaylı yazılar gelecek. Bitirmeden tekrar hatırlamak istiyorum. Kadınlar beden dillerini çeşitli amaçlar için kullanabilirler. Her hareketi flört hareketi olarak yorumlamamalıyız. Yer, zaman ve mekan belirleyicidir. Bir hareket değil, birkaç hareketi üzerinden hareket etmek lazım. İyi gözlem yapmak çok önemli… Şimdilik bu kadar…

 

Beden Dili Hakkında

Beden Dili Hakkında

Beden Dili ve Önemi

Daha iyi ve daha etkili bir iletişim kurabilmek için beden dilinin önemi göz ardı edilemez. Bu yazıda beden dilinin öneminden, genel iletişimdeki yerinden ve etkili bir beden diline sahip olmak için neler yapılmadığını gerektiğine dair bilgiler paylaştım. Hadi başlayalım!

Sözsüz iletişim içerisinde yer alan beden dili iletişimin en temel unsurlarından birisidir. Bir alt başlıkta sözsüz iletişimi açıkladım. Tek bir kelime dahi kullanmadan sadece ve sadece karşımızdaki insanın gözlerine bakarak ya da giyim tarzı, duruşundan, yürüyüş ve oturuş, çevresindeki insanlara arasına koyduğu mesafe gibi daha birçok noktadan karşımızdaki kişi hakkında yeterince bilgi sahibi olabiliriz.

Sözsüz İletişim

Nesnel, sessiz ve sesli iletişim olmak üzere 3’e ayrılır.

  1. Nesnel: Giyim tarzı, kullanılan aksesuarlar, parfüm, saç şekli ve benzeri detayları kapsar.
  2. Sessiz(Beden dili): Mimik, jest, koku ve benzeri olguları kapsar.
  3. Sesli: Konuşma hızı, ses tonu, duraklama, vurgu gibi ögeleri ve gülmek gibi dilden bağımsız olarak ortaya çıkan ifadeler kapsar.

İletişimin %70’i

İnsanlık tarihinin en eski iletişim araçlarından biri olan beden dili kelimeler kullanılmadan duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. Biliyor musun özellikle kadın erkek ilişkilerinde o çok önemsediğimiz kelimeler iletişimin sadece %10’unu oluşturuyor. Yüzde 30’unu ses tonu kalan yüzde 70’lik o büyük kısmı ise beden dili oluşturmaktadır. Bu veriden çıkarmamız gereken sonuç;

“Ne söylediğin değil, nasıl söylediğin önemlidir.”

İlk İzlenim

İlk izlenim araştırmalara göre ilk 30 saniye içerisinde oluşmaktadır ve bu 30 saniye doğru kullanılması çok önemlidir çünkü ikinci bir şans olmayacaktır. Bir kadınla karşılaştığınız ya da tanıştığınızda geçen ilk 30 saniyeyi doğru kullanmak bu 30 saniyede doğru ilk izlenimi oluşturmak iletişim istediğimiz sonuçlara doğru ilerlemesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. İlk görüşte aşktan kastedilen şey de ilk izlenimdir aslında… İletişim üzerine çalışmalar yapan Psikolog Acar ve Zuhal Baltaş Bedenin Dili isimli kitaplarında(kitabı okumanı tavsiye ederim) diyorlar ki;

“Karşı karşıya gelen iki kişi arasındaki ilk etkileşim, iletişim sürecinin önemli bir belirleyicisi olmaktadır. Bu etkiyi yaratan faktörler, karşılaşılan kişinin beden dilinden, kullandığı kelimelere ve kişinin taşıdığı bütün aksesuarlardan içinde bulunduğu fizik ortam nesnelerine kadar geniş bir dağılım gösterir. Bütün bu faktörlerin bileşkesi algılayan kişinin değerlerinde bir yer bulur ve o çerçeve içinde yorumlanır. Algılayanın kişisel özellikleri ve toplumsal normları ile kalıplaşmış olan yargılar, etkileşim verilerine bağlı olarak iletişimin ilk anında bir karar verdirir ve insan karşıdaki kişiye bir etiket yapıştırır. Bu karar olumlu veya olumsuz olabilir.”

Bazı beden dili göstergeleri ve ifade ettiği anlamlar;

  • Eli konuşanın koluna koyma, işaret parmağını dudağına götürme, kulağa dokunma konuşma kesme isteğinin göstergeleridir.
  • Saç okşama ve omza dokunma onaylama göstergeleridir.
  • Burnun üst kısmını kaşıma derin düşünmenin göstergesidir.
  • Sık gülümseme, ceket veya gömleğin düğmesini açma, göz teması kurma dostça duyguların göstergeleridir.
  • Vücudu ve başı öne eğmek, çeneyi avuç içine almak ve başı ve vücudu eğmek dinlemeye açıklık göstergeleridir.
  • Elini kaşa koyma, başı alçaltma, ayakları masaya uzatma kişinin uzak durmayı isteğinin göstergeleridir.
  • Parmak ile işaret ederek konuşma üstünlük göstergesidir.
  • Yüze dokunma, yüksek ses tonu ve kenetlenmiş ayak bilekleri stres göstergeleridir.
  • Çatık kaşlar, kısık gözler, yayılarak oturma elini başına koyma kızgın veya savunmada olunduğunu göstergeleridir.
  • Kol ve bacakları çaprak pozisyonda tutmak savunmacı duyguların göstergeleridir.

Yukarıda paylaştıklarım örnektir ve genel ifadelerden oluşturmaktır. Kadının saçıyla oynaması can sıkıntısından da olabileceği gibi flörtüz beden dilinin de göstergesi olabilir. Dolayısıyla her saçıyla oynayan kadını aynı şekilde yorumlamamak lazım. Her yüzüne dokunanı ya da her kollarını kavuşturmuş kişiyi… Genel olarak ne ifade ettiğini bilip onun üzerinden gözlem yaparak yorumlamaya çalışmak en iyisidir. Beden dili ile ilgili başka yazılarda olacak. Şimdilik bu kadar… Görüşmek üzere…

 

 

Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 3

Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 3

Sosyal olmanın yolları yazısının birinci ve ikinci bölümünde dokuz maddenin ilk beş maddesini açıklamıştım. Yazının bu üçüncü bölümünde de kalan dört maddeyi ele alacağız. Eğer ilk ve ikinci bölümü okumadıysan önce onları okuyup sonra bu bölümden devam etmeni öneririm.

Yazının ilk bölümüne şu linke: Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 1

Yazının ikinci bölümüne ise şu linke: Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 2

tıklayarak ulaşabilirsin. Kaldığımız yerden devam edelim.

  1. İltifat et: Cinsiyet fark etmeksizin etrafındakilere iltifat etmeyi ve onlara değer verdiğini gösterdiğini ihmal etme. Arkadaşının ya da tanımadığın biri de olabilir atıyorum giyim tarzını beğendiysen giyim tarzın çok hoşuma gitti demeyi ihmal etme. Aksesuarlarını beğendiyse bunu ona söylemeyi ihmal etme. Değer görmek istiyorsak değer göstermeyi ihmal etmemeliyiz. İnsanlara yapacağın içten, samimi iltifatlar onları sana daha da yakınlaştıracaktır. Onlarda seni beğendikleri zaman bunu sana söyleyeceklerdir. İki tarafta daha mutlu hissedecek. Bunu sanal ortamlarda da yapmayı unutma. İnstagram’da Facebook’da arkadaşlarının gönderileri altını düşüncelerini belirt. Pozitif düşüncelerini… Onların gönderilerini beğen. Tabi yalandan değil. Bir süre sonra onlarında senin gönderilerini renklendireceğini göreceksin.

 

  1. Göz teması kur: Dışa dönük, sosyal bireylerde bunu fark edersin. Biriyle iletişim halindeyken onunla göz temasını sürdür. Nadiren kurulan göz teması ilgiyi dağıtırken Daha sık daha uzun kurulan göz teması ilgiyi diri tutar ve karşındakine onu dinlediğini, söylediklerini önemsediğini hissettirir. Daha uzun göz teması kur. Tabi karşımızdakini rahatsız edecek düzeyde değil. Ara ara gözler kaçırılabilir ama odak kaymamalı. Karşımızdaki odağımızdakinin kendisi olduğunu hissetmeli.

 

  1. Dışarı çık, dışarı da daha uzun kal: Ev bizim rahatlık alanımızdır. Evimizde kendimizi rahat hissederiz. Güvenlidir. Kimse bizi incitemez, kimse bize zarar veremez, kimse bize kendimizi kötü hissettiremez ama hayat dışarıda yaşanıyor. Hayatın doğasının bir parçası olan olumsuzlukları bahane edip dışarıda tadabileceğin mükemmel duygulara, tanışabileceğin harika insanlara, girebileceğin şahane ortamlara sırtını çeviremezsin. Evet dışarı da incinedebilirsin, kötü de hissedebilirsin ama bu hayatında doğasında var. Unutma; hayat dışarıda, insanlar dışarı da! Gerçekten sosyal bir birey olmak istiyorsan dışarıda ol. Atıyorum okuldasın ve dersin bittiyse işin de yoksa eve dönme hemen okulda kal. Kampüsün tadını çıkar. Kendini zorla biraz.

 

  1. Bakımlı ol: Yakışıklı biri olmayabilirsin insanların seni çirkin ya da tipsiz biri olduğun için aralarına almadığını düşünüyor olabilirsin. Bu durum özgüvenini, özsaygını düşürüyor ve seni yeni insanlarla tanışmakta cesaretini kırıyor, umudunu tüketiyor olabilir. Fakat fiziksel dezavantajlarını bakımlı olarak çözebilir, durumu lehine çevirebilirsin. Spor yaparak, iyi beslenerek, vücuduna uygun giyinerek, kişisel temizliğini aksatmayarak yakışıklı ama bakımsız birinden daha çekici olabilirsin. Böylece kendine güvenin artar ve bu dışarıya kolayca yansır. Bu da insanlarla daha rahat bir şekilde iletişime girmeni sağlar.

Sana yazı boyunca basit şeyler anlattım ama maalesef basit olmalarına karşı yapmıyoruz. Ayrıca basit oldukları kadar etkili ve kritik noktalardır bunlar, sosyal bir bireye dönüşebilmemiz için. Şimdiye kadar bu yazıda seninle paylaştıklarımı hayatında uygulamaya başlarsan alacağın sonuçlara ve çevrenin tepkisinin nasıl da olumlu yönde değiştiğine şahit olacaksın. Yarın ya da ertesi gün değil hemen. Eğer gerçekten sosyal bir bireye dönüşmek istiyorsan tabi. Şimdilik bu kadar… Sosyal olmanın yolları, sosyal olmak, sosyal bir insana dönüşmek, nasıl sosyal olunur türünden konular hakkında yeni yazılar gelecek. Şimdilik bu kadar… Bir sonraki yazı da görüşmek dileğiyle…

 

Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 2

Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 2

Sosyal olmanın yolları yazısının birinci bölümünde 9 maddenin ilk üçüne yer vermiştim. Bu yazıda da 4. ve 5. Maddeleri ele alacağız. 6. 7. 8. ve 9. Maddeleri de üçüncü bölümde bulacaksın. Eğer ilk bölümü okumadıysan önce ilk bölümü okumanı sonra bu bölümden devam etmeni öneririm. İlk bölüme şuradan ulaşabilirsin:Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 1”… Kaldığımız yerden devam edelim.

  1. Açık uçlu sorular sor: Cevabına evet ya da hayır denilemeyecek açık uçlu sorular sormayı öğren. Böylece hem insanları konuşturmuş olursun hem de onların konuşmaları üzerinde yeni sohbet konuları bulabilirsin. Tıkanma, ne konuşacağını bilememe durumu ortadan kalkar. Akıcı, keyifli bir iletişim gerçekleşir. Atıyorum. Dün okula gittin mi yerine dün seni okulda göremedim merak ettim neredeydin? Bu basit bir örnekti sadece… Açık uçlu sorular hakkında internette ufak bir araştırma yapıp sosyal hayata uyarlayabilirsin.

 

  1. Organizasyon yap: Arkadaşlarınla olan ortak ilgi alanlarını belirle ve bu ilgi alanları ile ilgili beraber keyifli ve eğlenceli aktiviteler düzenlemek, aktiviteler planlamak arkadaşlarınla aranı daha da kaynaştıracak ve seni ortamların aranılan kişisi haline getirecektir. Örnekler verip daha açıklayıcı olmak istiyorum bu konu ile ilgili…
  • Örnek 1: Dans ortak noktanız… Arkadaşlarına bulunduğun şehirdeki bir dans gecesine gitmeyi teklif edebilir. Onları organize edip beraber dans gecesine götürebilirsin.
  • Örnek 2: Kitap okumayı seven bir arkadaş grubun var. Onlara bir kitap fuarına, kitapevine, kitap kafeye gitmeyi önerebilirsin.
  • Örnek 3: Eğlenmeyi, içkili ortamları seven bir arkadaş grubun var onları sevecekleri bir partiyi anlatıp o partiye rezervasyon yaptırıp oraya götürebilirsin.
  • Örnek 4: Doğayı seven bir arkadaş grubun var. Haftasonu şehir dışında uygun bir yerde piknik yapmayı önerebilirsin. Bir piknik organizasyonu yapabilirsin.
  • Örnek 5: Gezmeyi seven bir arkadaş grubun var. Uygun bir tarihe araç soruşturup her şeyi planlayarak durumdan arkadaşlarına bahsedip arkadaşlarına yakın mesafe ya da uzak mesafe bir gezi turuna davet edebilir, gezi turuna çıkabilirsiniz.
  • Örnek 6: Oyun oynamayı seven bir arkadaş grubun var. Bir voleybol maçı organize edebilir. Arkadaşlarınla keyifli vakit geçirebilirsin. Ya da evine tabu, scrabble, trivian, monopoly gibi oyunlar alıp arkadaşlarını çağırarak oyun gecesi düzenleyebilirsin.

Şimdi bu örneklerden sonra şunu diyenler olabilir ben sosyal olmayı arkadaş edinmeyi öğrenmek için okuyorum bu yazıyı arkadaşlarım olsa bunları zaten yaparım benim arkadaşım yok ki diyenler olabilir. Onlar için söylemek istediğim şeyler var. Bu yazıda nasıl arkadaş edineceğin, var olan arkadaşlık ilişkilerini nasıl geliştirebileceğin ile ilgili gerekli bilgiler mevcut…

Çok küçük, çok geniş arkadaş grubumuz olabilir ya da hiç olmayabilir. Hiç arkadaşı olmayanlar diğer maddelerde aradığını bulup bu maddeyle arkadaş grubu içerisinde lider pozisyona gelebilir. Biraz ileri düzey bir madde olduğunun farkındayım ama yazı içerisinde yer vermeden geçemedim. Minik, küçük organizasyonlarla başlayıp çok küçük bir arkadaş grubuna bile sahip olsak bunu bu organizasyonlarla genişletebiliriz. Arkadaş grubu genişledikçe organizasyonlar genişler. İnsanlar eğlenceli organizasyonlar içerisinde yer almak isterler. Çünkü emin ol hemen hemen herkes boş zamanlarında ne yapacaklarını bilmeyip bilseler de yapmaya üşenip sıkılıyor birileri bir şey yapsa da katılsak diye can atıyorlar, özellikle de gençler…

Örnekler fikir verme amaçlıydı. Örnekleri ve bu maddeyi geçtim. Ben üniversite hazırlıktayken bir voleybol topu getirmiştim okula. Yanıma da sınıftan bir iki arkadaşımı alıp bahçeye voleybol oynamaya çıkmıştık. Hemen hemen her boş vaktimizde, arada teneffüste çıkıp bahçeye voleybol oynuyorduk. Bir iki hafta içerisinde hazırlığın neredeyse yarısıyla hiçbir çaba sarf etmeden tanışmıştım. Bir voleybol topu sayesinde sadece bir voleybol topu… Biz orda voleybol oynayınca canları sıkılan insanlar gelip biz de katılabilir miyiz biz de sizinle oynayabilir miyiz diye bize katılmak istediler. Böyle böyle bir sürü yeni arkadaşlıklar kurmuştum. Sana da denemeni öneririm.

“Sosyal Olmanın Yolları” yazısının üçüncü bölümüne şu linke tıklayarak ulaşabilirsin: Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 3

Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 1

Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 1

Sosyal Bir Birey Olmak

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Fakat yetiştirilme tarzı, yanlış inançlar ve kötü sosyal şartlanmalar gibi çeşitli nedenlerden ötürü içe kapanık ve asosyal bireyler olmak durumunda kalabiliyoruz.

Eğer sen de sosyal bir birey olmak, arkadaşlarınla vakit geçirmek, organizasyonlara çağrılmak, buluşmalara davet edilmek istiyorsan… Geniş bir çevreye sahip olmak ve bu çevre tarafından sevilen, sayılan ve aranılan biri olmak istiyorsan…

Hem zihinsel, hem fiziksel hem de duygusal sağlığımız için zaten doğamızda olan sosyalliği canlandırma ve parlatma vakti geldi. Elbette sana bu yazıyı okuyunca inanılmaz sosyal birisine dönüşeceksin diyemem lakin bu yazıdaki paylaştığım basit ama bilmediğimiz bilsek de yapmadığımız öneriler seni sosyal açıdan daha canlı ve daha donanımlı kılacak. Toplamda 9 maddeden oluşan yazıyı, üç bölüm şekilde hazırladım. İkinci bölüme bu yazının sonundaki bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin. Hadi başlayalım.

Sosyal Olmanın 9 Yolu

  1. Pozitif ol: Kimse çevresinde negatif, olumsuz, düşük enerjili, somurtkan, her zaman dert yanan tipleri bulundurmak istemez. Elbette bazen az önce saydığım ruh halleri içerisinde bulabilirsin kendini bu çok normal… Böyle olduğun zamanlarda mümkün olduğunca kendi içinde çözmeye çalış sorunlarını ya da gerçekten kendine çok yakın hissettiğin en fazla 2-3 kişiye bahset durumundan… Bu 2-3 kişi dışında kimseye dert yanma uzun uzun… Bulunduğun ortamlarda bazen öyle hissetmesen bile neşe ve pozitif duygular saç etrafına. Gerekiyorsa rol yap! Bunun için kendini biraz zorlaman gerekebilir ama unutma zaten herkes dertli, herkesin hayatında mutsuz olmasına sebep olan faktörler var. Sen şovunu sergile. Sanki senin hiçbir sorunun yokmuş gibi… Böyle insanlar ortamlarda her zaman ilgiyi üzerine çekerler ve insanlar böyle insanları her zaman etraflarında görmek isterler. Pollyanna ol demiyorum tabi ki ama mümkün olduğunca pozitif enerji saç! Bu çok önemli…

 

  1. Gülümse: Dışarıda çıktığında metroda, okulda, kafelerde ve benzeri ortamlarda insanları biraz gözlemlersen çok az insanın gülümsediğini fark edeceksin. Çoğunun yüzünde nötr ya da sıkılgan bir ifade yakalayacaksın. Neden bilmiyorum ama gülümsemek unutturulmuş bize. Günlük hayatın dertleri, problemleri içerisine boğulmaktan çok çok az gülümsediğimiz anlar kalmış bize. Gülümsemek, tebessüm etmek pozitif duygular uyandırır karşımızdaki kişide, çevremizde… Aynı zamanda bulaşıcıdır. Özellikle yeni tanıştığın insanlardan gülümsemeni esirgeme. Sen gülümsedikçe onlarda gülümseyecek. Gülmek, kahkaha atmak ya da tebessüm etmek için olağanüstü sebeplere ihtiyacımız yok. Ve her insan gülümserken daha güzel görünüyor. Sen de gülümsemeni tebessümünü eksik etme. İnsanlar iletişim halindeyken mümkün olduğunca tebessüm eden bir yüz ifadesi takın.

 

  1. Yeni arkadaşlıklar edin, var olanları geliştir: Dans kursu, tenis kursu, tiyatro kursu, öğrenci kulüpleri gibi kendine yeni sosyal çevre edinebileceğin birçok seçenek mevcut ve öyle inanılmaz bedellerde gerektirmiyor. Hem keyifli vakitler geçirebileceğin hem de sürekli yeni insanlarla tanışabileceğin yerler buralar… Gerçekten ilgini hangisi çekiyorsa bir an önce git kaydol.

Var olan arkadaşlıklarını da geliştirmeyi unutma. Özel günlerini unutma. Mesela doğum günün SMS, WhatsApp ya da Facebook aracılığı ile kutlamak yerine ara 2 dakika öyle kutla.  Ara ara karşılık beklemeksizin hallerini hatırlarını sor. Yardıma ihtiyaçları olduğunu fark ettiğin anlarda yanlarında ol. Dertlerini dinle, sorunlarına çözüm bulmaya çalış. Onları önemsediğini göster.

Sosyal olmanın yolları yazı serisinin ikinci bölümüne şu linke tıklayarak ulaşabilirsin: Sosyal Olmanın Yolları – Bölüm 2